Okuyacağınız sayfalar iki önemli boyutu olan bir kanının ürünü: Bunlardan ilki, psikanalizde cinselliğin her şeyden önce gerçekliğe ait süreğen bir çelişkinin ifadesini oluşturan bir kavram olduğu. Diğeri ise bu çelişkinin ikincil bir düzey (çoktan tesis olmuş kendilikler/varlıklar arasındaki bir çelişki) biçiminde sınırlanması veya indirgenmesinin mümkün olmadığı, aksine -bir çelişki olarak- bu kendiliklerin yapılandırılışına, varlıklarına müdahil olduğu. İşte tam bu manada cinsellik ontolojik açıdan önemlidir: nihai bir gerçeklik olarak değil, gerçekliğe ait bünyevi bir sapma ya da engel vasıtasıyla.
Sayfa 12