10/10
·70 syf.··
Beğendi
·
2021 9. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2021 22:41
Merhaba! Bugün hakkında uzun uzun konuşmak istediğim bir yazarın kitabından bahsedeceğim: Lou Andreas-Salome ve Feniçkası... Salome döneminin çok ilerisinde bir kadındı. Toplumun kalıplaşmış normlarına ve cinsiyet rollerine katılmıyordu. Kuşaklar boyu feministlere bir rol model oldu. Feniçka’ da da cinsiyetlerin toplumdaki rolleri, evlilik kurumu, aşk ve daha birçok düşünceye, bu düşüncelere iki farklı pencereden bakan iki dost üzerinden anlatır. Dost diyorum fakat romanda bu dostluk/arkadaşlık kurumu da sorgulanır. Salome bu konu hakkındaki düşüncelerini ise:“ Sevgi arkadaşlığın alt sıralarındadır. Arkadaşlık sevgiye ve daha da kötüsü cinselliğe dönüşerek yok olma riskinden korunmalı. Bedensel tutkudan ruhsal sempatiye giden yol yoktur. Ama ikinciden birinciye gide bilir.” , sözleri ile açıklar. Salome aşkın evliliğin katili olduğunu düşünmüş ve hayatı boyunca aldığı çoğu evlenme teklifini de bu nedenle reddetmiştir. Bunlardan biri de Friedrich Nietzsche’nin teklifidir. Dönemin alanında ünlü birçok kişisiyle arkadaşlık etmiş ve hepsini zekasına hayran bırakmış gerçekten hayran olunası bir kadındır. Salome, entellektüel ilişkiler kurma peşinde olan, geleneksel ve kalıplaşmış normları saçma bulan bir kadındır. Bu nedenle hayatı boyunca tanıdığı ve kendisine hayran bıraktığı ve kendisinin de hayran kaldığı erkeklerin; kariyerlerine ve dünya görüşlerine rağmen konu evliliğe ve aşka geldiğinde onların da geleneksel olandan kaçamadıklarını söyler. Kitabın ana karakteri Feniçka/Fenya bana göre Salome’nin fikirlerini/kendisi yansıtırken; Max Wagner da Salome’ye neredeyse onun bir antitezi olabilecek nitelikte zıt görüşlere sahip dostudur. Kitabın arkasındaki özette her ne kadar Wagner için Fenya’yı tanıyıp sevdikçe kadınlara karşı kalıplaşmış düşünceleri de değişir ve onlara anlayış kazanır yazıyor olsa da ben buna katılmıyorum. Çünkü kitabın daha en başından Fenya’nın herhangi bir kadın olmadığını, onun kimseye benzemediğini-zihinsel anlamda- söyler Salome. Bu nedenle bence kitabın sonunda da Wagner kadınlara karşı bir anlayış kazanmaktan ziyade tam tersine kadınların değerinin gözünde daha çok düştüğü, basitleştiğini çünkü hiçbirinin Fenya’ya benzemediğini, onun dışındaki bütün kadınların aynı olduğu kanısına varar. Yani anlayış kazandığı tek kişi başta herkes gibi sanıp küçümsediği, hep bir şüpheyle yaklaştığı Fenya’dır. Kitabın bir yerinde ise Fenya’nın zekasından ve fikirlerinden korkar ve kendi tek tip olarak gördüğü sevgilisine tek tip olduğu için daha çok sevgi duyar; ki bu bölüm en sevdiğim bölümlerden biridir. Bu kitap ve Salome hakkında daha çok konuşmak isterim fakat biliyorum ki kimse o kadar uzun incelemeleri okumaz. Bu yüzden burada kesiyorum. Şiddetle tavsiye ediyorum. İyi okumalar...
FeniçkaLou Andreas-Salomé · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20169,5bin okunma
·
5 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.