Hayatın kendisi değil mi, yaşattıkları ile bizi hayat üzerine düşündürten
Puan vermedi·426 syf.··
Beğendi
·
2021 97. kitabı
·
44 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2021 14:41
Orhan Pamuk sonsözde Nobel Jurisini en çok etkileyen kitabin Kara Kitap olduğunu belirtmiş.  Kendimiz olamadığımızdan mutsuz olduğumuz, belki de bu nedenle başkaları olmak için hayaller kurup, bu seferde hayalerimize ulaşamadığımız için kendimizi mutsuzluğa mahkûm ettiğimiz bir hayatsa bu hayat, mutlu olmak için çabalamak niye. Belki de Gorki haklıydı "Hayat üzerine düşünmeye başladın mı, bil ki soğursun ondan" derken. Ama hayatın kendisi değil mi, yaşattıkları ile bizi hayat üzerine düşündürten? Aynı Galip'in, yaşadıklarından sonra kendi hayatını düşünmesi gibi.  Çocukluk aşkı, amcasının kızı, eşi Rüya evi terkedince, Galip, eşinin üvey kardeşi, gazeteci Celal'in köşe yazılarındaki, İstanbul'un sokaklarında karşılaştığı insanlardaki sırları çözerek Rüya'yı bulacağını düşünür. Ama aramak bazen bulmaktan daha önemlidir. Aynı, yıllarca önce, öldüğüne inanmadığı Şems-i Tebrizi'yi, Şam'da, sokak sokak, kapı kapı dolaşıp bulmaya çalışan, sonunda onu aramanın mükafatını, kendine kavuşmakta bulan Mevlâna gibi. Romanın ana karakteri Galip İstanbul'da yaşayan ve kimlik sorunu olan bir Avukattır. Karısı Rüya bir gün bir mektup birakir ve Galip'i terk eder. Galip ise karısı Rüya'yı bulmak ümidiyle İstanbul'da müthiş bir arayışa girmiştir. Roman Galip'in Rüya' yı arayış mücadelesi üzerinden kurgulanmış ve Romanda siyasi, tarihi, edebi bir çok konuya değinilmiştir. Bazi bölümler var ki bunlar; Cellat ve ağlayan yüz, boğazın suları çekildiği zaman gibi bölümler gerçekten efsane bölümler desem yeridir. Galip Bey çocukluğunda ailesi, büyük anne ve babası, amcası Melih Bey, yengesi Suzan, Melih Bey'in oğlu Celal ve Melih Bey'in ikinci evliliğinden kızı Rüya ile Nişantaşı'ndaki aile apartmanında yaşamıştır. Galip Bey avukat olup amca kızı Rüya ile evlenirken, Celal ise köşeyazılarıyla ünlü bir gazeteci olur. Bir gün Rüya, Galip' i ardında birkaç satırlık aceleyle yazılmış bir not bırakarak terk eder. Roman, Galip'in Rüya'nın kaybolmasının ardındaki esrar perdesini tıpkı Rüya'nın çok sevdiği polisiye romanlardaki gibi aralamaya çalışmasıyla devam eder. Bu süreçte Celal'in köşeyazıları ona rehberlik eder. Eserde Galip'in başından geçenlerle Celal'in yazıları sırayla verilmiş. Bektaşilik'ten Nakşibendilik'e, Mehdinin geleceği söylentisinden, ihtilal beklentilerine, boğazın sularının çekileceği günden,Mevlana'ya ve Nişantaşı'ndaki hayata dair farklı konularla ilgili birçok hikaye ile beraber Galip' in Rüya'yı araken kendini buluşu anlatılıyor. Biraz daha açmak gerekirse Alaaddinin tüm semti etkileyen, moda olmasına neden olan, garip eşyalar satan dükkanı, İstanbul Boğazının sularının kuruması fikriyle zemininde çıkabilecek, yüzlerce yıllık eşyalar bulunması ihtimali, Osmanlı'nın son dönemlerinde batılılaşmaya ve insanların kendileriniden uzaklaşmasına karşı olarak eski saf insanlarını, mimiklerini manken olarak tahtaya kazıyan Bedii Usta'yla, Türkan Şoray'ı yaşatan, andıran bir hayat kadınıyla, Marcel Proust'un Albertinesini hayatının sonlarına doğru okuyup onu kendi içinde yaşatan, hayal dünyası kuran yaşlı bir ihtiyar gazeteciyle, başkalarıyla konuşurken ne kadar "kendimiz olduğumuzu" sorgulatan bir berberle, sevdiği adamın karısının yerinde olmak isteyen kadınla, yüzlerin içindeki esrarı arayan Galiple, Fazlallah, Şeyh Galip, Mevlana, Şems Tebrizi, şair Nesimiyle, garip bir ayna-resim hikayesiyle, ileride padişahlığa geçtiğinde yalnızca kendisi olabilmek kendi fikirlerini düşünebilmek için okuduğu tüm kitapları yaktıran, müzikleri, anılarını unutan bir şehzadenin hikayesiyle ve daha bir çok karekter ve olayla doyasıya doydum.
Ah Yalan Dünya
Kara KitapOrhan Pamuk · Can Yayınları · 199011,6bin okunma
·
53 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.