·520 syf.··Beğendi
···Okunma: 23 Ocak 2021 15:38 Nereden başlasam bilemiyorum. O kadar dolu dolu bir kitaptı ki benim için. Tarif edebilmem mümkün değil.
Kısaca Martin, Arthur isimli birini kurtarıyor ve bunun için Arthur onu evlerine davet ediyor. Ancak Arthur bir burjuva. Martin, kaba saba bir adam olan, tökezleyerek yürüyen ve alt kesimden gelen biri olarak tanımlayabileceğimiz Martin, bu burjuvazi evi, yaşamı görünce buna hayran olur ve romanımız böyle başlar ve elbetteki ona ilahi gibi gelen, narin Ruth'a aşık olur.
Aslında ilk başta roman klasik arabesk bir Yeşilçam senaryolarına benziyor. Ama daha sonrasında işlerin farklı bir boyuta girdiğini görüyoruz.
Dediğim gibi çok dolu bir kitaptı. Alt sınıf - üst sınıf çatışması, siyasal tartışmalar,daha başka bir sürü duygu... Ama bana kalırsa kitabı bu denli güzel kılan, zenginleştiren şey Levent Cinemre'nin notlarıdır. Eğer okumamamışsanız kesinlikle İş Bankası'ndan okuyun. Mükemmel çeviri.
Kitabın arkasında yazandan fazlasını söylemiyorum size. Martin bir şekilde, zorluklar atlatarak, örneğin günde 5 saat uyuyarak yeri gelince günlerce aç kalarak bu noktalara geliyor. (Ayrıntılara girmiyorum okuma zevkiniz kaçmasın.) Çok ünlü ve yazıları deli gibi satan bir yazar haline geliyor. Ama aslında burjuvazi yaşamın onun sandığı gibi olmadığını, onu tatmin etmediğini, asıl yozlaşmışların onlar olduğunu düşünüyor ve trajik bir sona doğru gidiyoruz.
Anlatacaklarım bu kadar. Şuanlık söyleyebileceklerim bu kadar. Aklıma gelenler şuanlık bunlar. Okumadıysanız GERÇEKTEN çok şey kaybediyorsunuz. Başka bir zamanda tekrar görüşmek üzere Martin. :)