Olay 1800 yılların Fransa’sında geçmektedir. Feodal yapının halkın kanını bir vampir gibi çektiği dönemler... Açlık, sefalet, kirlilik ve birçok kötü şeyin toplandığı bu dönemde trajik bir doğumla yaşama her yeriyle sarılan baş kahramanımız, Jean Baptiste Grenouille.
Bu pisliğin içine doğan ve hayata sıkı bir şekilde sarılan baş kahramanımız çevresindekiler tarafından acıyı benimsetilerek büyütülmüştür. Bütün bu yaşadıklarından ve ona verilen yetenek sayesinde psikopat, katil ve daha nice niteliklere sahip olan karakterimize bebekken acımamıza, yaptıklarından sonra tiksinmemize, ölürken de ne oldu la dememize yol açan yazara buradan teşekkür etmek istiyorum. Tabi öldüğü için bundan hiçbir zaman haberi olmayacak ama... Aslında ölmeseydi de haberi olmazdı.
Karakterimizin büyüdüğünde işe başlaması, orada öylece yaşamaya çalışması ve ardından gelen yeteneğini kullanma isteği... Kahramanımız bu isteği sanki tanrıya kavuşma gibi düşünüp onun için her şeyi yapmasıyla son bulan olay döngüsü beni gerçekten de çok etkiledi. Yaptıklarının hiçbir zaman aklına gelmemesi ve hiçbir pişmanlık duymaması aslında onu biraz insanlıktan kopmuş daha da ileri gitmek gerekirse hiçbir zaman insan olmamış bir karakter gibi canlandırdı kafamda. Ve belki de yazar da yarattığı karaktere hiçbir zaman insan diyemedi. Çünkü kahramanımız istek dışında hiç insani duygular hissetmedi. İstediği şeyde zaten kokuydu.
Belki spoiler diye adlandırabilirsiniz. Ama en etkilendiğim ilk olay...
İnsani hiçbir duygu belirtmeden sadece öldürdüğü kızı kokladı, sadece kokusunu kendi içine hapsetti, başkalarından o kızın kokusunu kıskanır gibi... Saç diplerine kadar emdi ilk kurbanını. Onu kokusuz bırakana kadar emdi. Hemde yaptığı eylemi sanki her gün yapıyormuşcasına rahatlıkla.
Ve kapanış... Tabiki de etkilendiğim son olay finaldi. Beklemiyordum. Şu sözlerle olay örgüsü son bulmuş oldu.
'Hatta içten içe sevindiler. Olağanüstü bir gurur duyuyorlardı. İlk kez sevgiyle bir şey yapmışlardı.'
Ahhh... Bu arada kitabı filmine bin basar. Kitabı okumadan filmini izlemek pişmalıktır.