·211 syf.··Beğendi
···Okunma: 01 Şubat 2021 19:38 Bu kitabı incelemeye nereden başlanır nereden devam edilir ve nerede sonlandırılır gibi kendime sorduğum sorularla başladım bu incelemeye. Nitekim bu kitap sadece bir roman değil yazarın asırlar önce yazılmış kitapların incelemelerini barındırıyor içerisinde. Oğuz Atay kitaplarında Dostoyevski'yi, Mehmed Uzun Ovidius'u, Dostoyevski Puşkin'i, Wilde Shakespeare'i incelediği gibi Orhan Pamuk da bu kitabında Sophokles'in Kral Oidipus kitabı ve Firdevsî'nin Şehnâme kitabını bir arada inceliyor ve incelemekle kalmayıp bu efsanelerin kalıcı olmasındaki gerçekliğin aslında satır aralarında belirttiği gibi "Hayat efsaneyi tekrar eder!" mantığını kendi kitabının merkezine yerleştiriyor.
Zaten yazılmış çoğu eser kendinden önce yazılan efsaneler ve diğer kitapların bir araya gelmiş biçimi değil midir?
Kitap tabii ki sadece bu incelemelerden ibaret değil. Sophokles'in tragedyasında, Wilde'ın "Biz kaderin maskaralarıyız." cümlesini iliklerimize kadar hissediyoruz. Sophokles eviriyor çeviriyor lafı çaktırmadan yine "kader" anlayışına getiriyor. Orhan Pamuk da aynı şekilde "Hayat efsaneyi tekrar eder" mantığına getiriyor, ve bence başarılı bir kurgu çıkarıyor ortaya.
Bu kitabın bu platformda aldığı kısmen düşük puanın [7,8] Kral Oidipus kitabının okunmamış olmasından kaynaklandığını düşünüyorum. Oidipus karakterini tanımıyorsanız bile okuyabilirsiniz bu kitabı çünkü özet olarak anlatıyor zaten, ama o tragedyayı okuduktan sonra bu kitabı okumanız size daha çok edebi zevk verecektir diye düşünüyorum. Keyifli okumalar...