Kitapta İslam'ın artık dirilmeye başladığı, bunun Mısır'da Seyit Kutup, Pakistan'da Muhammet İkbal Türkiye'de Nurculuk ve Necip Fazıl gibi hareketlerin ve liderlerin başlattığı hareketler öncülüğünde olacağını söylüyor. Avrupa'nın ve Hristiyanlığın artık miadının dolduğunu, insanların huzuru için bir reçete sunamayağınıdile getiriyor. Hint ve Çin medeniyetlerinin ise artık ölü bir medeniyet hükmünde olduğunu oradan tekrar dirilmenin mümkün olmayacağını anlatıyor. Dolayısıyla artık tüm insanlığı kurtaracak tek medeniyetin İslam medeniyeti olduğunu ifade ediyor. Bu medeniyetin yani İslam medeniyetinin tekrar ayağa kalkması için müslümana düşen görev ve sorumlulukların iyi tespit edilmesi ve Müslümanın yeni dünya düzeninin kurulmasında sorumluluk alması gerektiği belirtiliyor. Reform dönemi sonrası Avrupa dünyasının geçmişi inkar ederek Yeni bir düzen kurmaya çalıştığı Ancak bu düzende üzerinde yükseldiği tüm değerleri yok saydığı, Avrupa'nın geçmişi ile barışık olmadığı için bir medeniyet kuramayacağı anlatılıyor. Afrika ve Asya'nın ise Avrupa giderlerken miskin bir tembellikle mücadele ettiği ifade ediliyor. Yeni dönemde uyanışın Afrika ve Asya üzerinden yayılacağı belirtiliyor. Bu diriliş'in önce düşüncede diriliş daha sonra inanışta diriliş ve bu dirilişin köklü ve sağlam bir temele oturması için edebiyatta ve sanatta diriliş ve eyleme geçmesi için de aksiyonda diriliş ilkelerini yerine getirmesi gerektiği ifade ediliyor. Yazar daha sonra sırasıyla insana çağrı, Müslüman'a çağrı, Yahudi'ye çağrı, Hristiyan'a çağrı, Doğululara ve Afrikalılara çağrı, din ve tanrı tanımazlara çağrı yaparak hep birlikte yeni İslam dirilişine davet ediyor. Kitapta Nisan 1966'dan Mart 1967'ye kadar Diriliş dergisinde Diriliş imzasıyla Sezai Karakoç'un yazdığı başyazılar yer alıyor.