Gönderi

Unutmak mı?
İyi akşamlar. #104029280 öykü etkinliği kapsamında ismini vermek istemeyen bir arkadaşın öyküsünü aşağıda paylaşıyorum. Herkese iyi okumalar. ----- Uzun boylu, yaşlı ve huysuz bir adamdı o. Bir gün onlara gelen arkadaşının konuşma sırasında sanat galerisi açacağını söylemişti arkadaşı. Oysa ki yaşlı adamın sanat ile uzaktan yakından ilgisi yoktu. Yaşlı adam, arkadaşını kırmamak için yarın onu ziyarete geleceğini söylemişti. Şimdi ise sevmediği ve ilgisini çekmeyen bir yere nasıl gideceğini düşünerek uykuya dalmıştı. Karısının sesiyle uyandı. Kahvaltısını yaptı ve özenlice giyindi. Sanat galerisine girdi, arkadaşına sarıldı. Arkadaşının işleri olduğundan onu yalnız bıraktı. Yaşlı adam ortama ısınmak için etrafa bakındı, oradaki insanları inceledi. Dikkat çekmemek için eserlerin birkaçına göz attı. Ve o an bir heykel gözüne çarptı, farklı hissetti. Sanki daha önceden tanıyormuş da bir türlü iletişime geçememiş gibiydi. Ona yaklaştı ve aşağısında yer alan hikayesini okumaya başladı... "Unutmak mı? Hayır hayır unutmuyordum, fakat unutmak zorundaydım. Her şey daha çok küçükken belliymiş zaten. E anne-baba siz de haklısınız tabi, o kadar çocuk büyütmüşsünüz bir de sıra bana mı gelecek?.. Hayır baba hayır daha çok sevebilirdin beni. Bana bir defa içten sarılmadın, bir defa sarılmıştın ve "kızımm" demiştin o gün mutlulukdan uyuyamamıştım, bak işte her şeyi unuturum ama beni sevmelerini unutmam çünkü unutulmayacak kadar azdır." Yaşlı adam bunları okuyunca, kendi kızı aklına geldi ve bir süre yutkunamadı. Hemen heyecan ile okumaya devam etti. "Neden çocukluğuma ya da bebekliğime dair sadece iki fotoğrafım var? Hah aklıma geldi daha iki yaşındaki fotoğrafımda bile uzun elbisemin altına ve o sıcak havada uzun çorap giydirmenizden belliymiş. Neyse daha ileriye gidelim, çocukluğuma. Oyun oynamak nedir bilmez hallerime. O yıllara dair hiç oyuncağım yok hiç hemde. Zamanında oyun oynamayan bir çocuğun ileride nasıl mutlu olmasını bekleyebilirsiniz ki? Ergenliğime gelelim. Ergenliğim baya zor geçti/geçiyor, belki de bu saçma yazımın sebebi de ergenliğimdir her neyse. Anne-baba birçok kişi sevdi beni teklifde bulundular, ilk teklifimi 13 yaşımda almıştım. Ahahah çok komikti anne, daha ne anlama geldiğini bilmezken çocuğun biri gelip bana seni seviyorum demişti tabi ki hiçbirini kabul etmedim anne. Sizin sayenizde anne, sen babam ve abim sayesinde. Sizin katı bakışlarınızdan, kendimi doğmakla suçlu hissettirdiğiniz bakışlardan, iğneleyeci laflarınızdan ve zoraki hareketlerinizden korktum. Bana en büyük getiriniz bu oldu yaşıtlarımdan daha olgun davranıyorum, daha olgun düşünüyorum. Evet saçma geliyor yaşıtlarım, hiçbir zaman onlar gibi olamadım, onlar gibi düşünemedim. Şuan 17 yaşındayım anne, bana geçenlerde kaçıncı sınıfa gittiğimi sordun. Yukarıdaki komşu bile kaçıncı sınıfa gittiğimi biliyor anne. Şu kızlar okumaz laflarınızı, kızları ayrı bir kefeye koymanızı da unutamadım. Okuyacağım anne okuyacağım inadınıza. Çünkü asla sizin gibi kocasına itaat eden insanlar gibi olamam. Çünkü bizim yörede ya okursun ya da kocaya varırsın düşüncesi var. Okuyacağımı söylediğimde ise ne okuyacaksın ki soruların geliyor. Müzik müzik müzik. Konservatuar okumak istiyorum anne bunu sana söylediğimde ise iğrenç cevapların ile karşılaştım. Bunda ne var ne? Bir türlü anlayamadım sizi. Ama anne enstrüman aldım sizden gizlice, yatağımın altında saklıyorum. Siz evden çıkınca bağırarak şarkı söylüyorum hep ama hep söyleyeceğim. Size başkaldırıyorum. Okumam için düşüncelerimi sizden saklamalıyım. Bir buçuk yıl daha sabredeceğim ve o zaman mutluluğa erişeceğim, işte o zaman istemediğim bir bölüm olsa bile o okulun kapısından girince o mutluluğa erişeceğim. Şuan ki 17 yaşım ise birkaç yıldır sadece kitap okumakla yetiniyor belki istediği mutlu hayatı orada bulur diye. Ve ders çalışıyor ideallerine ulaşması için. Bir de benim göbek adımı da abim ve ablam "İdeal" olarak koymuşlar çok ironik. Baba sana sesleniyorum: - Sevdiğim erkekleri, beni seven erkekleri, dostlarımı, düşmanlarımı, derslerimi, eğlenceli vakitlerimi, canıma kıyma girişimimi, düşmemi, kalkmamı hepsini ama hepsini unuturum ama asla senin benden mahrum bıraktığın sevgini unutamam. Eğer sizin de bir kızınız olursa, kim ne derse desin ona sarılıp, öpün. En önemlisi onu dinleyin." Yaşlı adam gözyaşlarına hakim olamadı, ister istemez gözyaşları akıyordu. Dayanamadı ve gözünü kapatarak heykele sarıldı. Birden bir el ceketini tuttu ve onu yere attı. Güvenliğin şu sözlerini duydu: - "Eserlere dokunmak yasaktır." Gerçeği dururken bir heykele sarıldığını unutmuştu...
Öykü
··
142 Gösterim
3 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
👏👏👏
17 yaşında olan biri olarak hikayeyi çok beğendim,çok güzel bir baş kaldırma ✔Hatta iki kere okudum :)
👏👏👏👏