Puan vermedi·438 syf.··
2021 1. kitabı
OKU(MA)YANLAR: Aşk mı nefretten güçlüdür, nefret mi aşktan? Kitap, Emily Brontë tarafından dönemin kadın yazarlara, şairlere olan önyargısı ve karşı tutumundan dolayı ilk olarak Ellis Bell takma ismiyle yayımlanmıştır, yazarın ölümünün ardından kardeşi yazarın gerçek ismiyle tekrar basıma sunmuştur. Yazarın tek kitabı olmakla beraber okuduktan sonra keşke başka kitapları daha olsaymış tadı bırakıyor insanda. Aşkın, hırsın, nefretin, intikamın harmanlanarak ortaya çıkardığı eser, okuru duygu karmaşası içine sürükleyebiliyor. Hemen hemen her karakterin iç yüzünü okuyucuya sunan yazar, bize insanların birden fazla yüzü/maskesi olduğunu satırlarında ispatlıyor adeta. Aşkın saplantılı halini, aşkın bir insana neler yaptırabileceğini, sadece iki kişinin değil çevresinde bulunan herkesin hayatını nasıl etkilediğini merak ediyorsanız bence ertelemeden bu kitabı okuyun. OKUYANLAR: Aşk denilince insanın aklına hep çiçek bahçeleri, toz pembe renk cümbüşleri gelir fakat bu kitapta aşkın karanlık yüzünü görüyoruz. Aşkın bir insana neler yaptırabileceğini acıyla izliyoruz. Kitapta yaşanan duyguya aşk, nefret veya herhangi bir şey demek doğru olmaz çünkü herhangi birini değil duygu selini barındırıyor kitapta yaşanan olay. Peki aşk gerçekten de iyi bir şey midir? Heathclif... Sen nasıl bir karaktersin? Resmen aşkın ve nefretin aynı anda ete kemiğe bürünmüş halisin. Başta kimsesiz olarak eve geldiğinde, Hindley tarafından dışlandığında çok üzülmüştüm senin için. Sonrasında ev sahibi ölünce Hindley sana hizmetçi gibi, köle gibi davranınca intikam hakkındır diye düşündüm ama bu nasıl intikam? Kitabın bence bir dönüm noktası var Catherine’nin Nelly’ye Heathclif’i sevdiğini ama onunla olamayacağını, onun soylu, zengin, kendine denk olmadığını söylediği yer. Üç yıl ortadan kaybolduktan sonra geldiğinde suçlu, suçsuz herkesten intikam almak nedir? Sırf Linton’un kardeşi diye Isabella ile evlenip onu abisine düşman ettikten sonra evinde esir köle gibi tutsak etmek hangi intikam duygusuyla açıklanabilir. Saplantılı aşk dedikleri bu olsa gerek, asıl intikam alacağın kişilerden sonra onların çocuklarından intikam almak nedir? Kendi öz oğlunu sırf intikam için, ölünce karısının malına, mülküne sahip olmak için kullanmak... Ne desem bilemedim senin için. Catherine, sırf soylu diye, malı mülkü var, zengin bir geleceği garanti altına almak için Linton ile evlenmek çok mu mutlu etti seni? Bunlar mutluluk için geçerli sebepler midir? Kitapta benim en çok üzüldüğüm karakterlerden biridir Linton, hem seven bir koca hem de iyi bir babadır fakat şansızlığı Catherine gibi biriyle evli olması. Kitapta en sevdiğim, en üzüldüğüm karakter Hareton oldu asıl evin sahibi, beyi olması gerekirken sırf Hindley’in oğlu diye dışlandı, ezildi, doğru düzgün bir eğitim bile verilmedi ama kitabın sonunda Cath ile evlenip maceranın onun için güzel bitmesi mutlu etti beni. Ah Brontë keşke başka kitaplar da yazmış olsaydın...
Uğultulu TepelerEmily Brontë · Can Yayınları · 202558bin okunma
·
12 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.