Puan vermedi·132 syf.··
2021 2. kitabı
OKU(MA)YANLAR: Bir edebi yazar aynı zamanda bir cerrah olursa ne olur? İşte böyle edebiyat ile bir ülkenin ameliyatını yapar. Bulgakov’un en çok tartışılan eseridir Köpek Kalbi. Kitap, ünlü bir cerrahın sokakta aç, susuz yaşayan bir köpeğe insandan hipofiz bezi ve hormonlarını ameliyat ile nakletmesini ve bu deneyin sonucu olarak ortaya çıkacak olan canlı üzerine izlenimleri konu alır. Yazarımız burada konu alan insan-köpek sentezinde aslında Rus Devrimine olan bakış açısını sunar, daha doğrusu hiciv yoluyla yerin dibine sokar devrim düşüncesini. Öyle bir yerin dibine sokmak ki kitap 1925’te yazılmış olup 1987’e kadar Rusya’da basımı yasaklanmıştı. Yazarımızın kendisi tıp mezunu bir hekim olduğu için kitapta tıbbi terimleri, ameliyat sahnesini çok güzel kullanmıştır. Ameliyattan sonra ne köpek kalabilen ne insan olabilen, ikisi arasında bocalayan canlımızın macerasını bence okuyun. OKUYANLAR: Toplum tarafından aşağılanan, vücudunda yanıklar olan ve karnı aç olan köpeğimiz ana temamız. Bir düşünelim şu an kaç köpek bu şekilde sokaklarda aç, susuz yaşıyor? Onları görmezden gelmeyelim, en azından bir kap suyu çok görmeyelim kedilere, köpeklere tüm hayvanlara. Kitabımıza dönecek olursak köpeğimiz Şarik’in bu ilk içler acısı hali aslında Rus toplumunun aynasıdır, devrim öncesinde savaş sebebiyle yaralıdır, açtır ve refaha kavuşma özlemindedir. Doktor köpeği bir et parçası vererek peşine takar ve doktorun peşinden güzel bir gelecek, artık aç kalmama hayaliyle neler olacağını bilmeden seve seve koşar köpeğimiz. Burası Rus halkının devrim sonrasını düşünmeden Lenin’in peşine düşmesine benzetilir. Köpeğimiz ilk zamanlarda mutludur, karnı toktur fakat bir süre sonra işlerin düşündüğü gibi ilerlemediğini görecektir. Burası devrimin gerçek yüzünü sonradan gören Bolşevik yanlılarını betimler. Oldukça zorlu, kanlı geçen ameliyat sahnesi ise devrimin gerçekleşmesi için dökülen kanların tasviridir. Ameliyat ile beraber Lenin’in Rus halkı üzerinde sonucu belli olmayan bir deney yaptığını anlatmak ister yazarımız. Gel gelelim ameliyat biter ve ortaya köpek ile insan arasında beklenmedik bir canlı çıkar. Devrimden sonra insanların eskisi gibi olamayacağı düşüncesidir bu. Köpeğimiz Şarik zamanla insanlaşmaya başlar ve ilk öğrendiği kelimeler köpekken insanların kendisine söylediği argo kelimeler olur, sokakta gördüğümüz canlılara artık nasıl hitap etmeliyiz sizce? Ameliyat sonrası, tam olarak yazarın devrim sonrası Rus toplumunun gireceği halin nasıl olacağını düşünmesidir. İşler çığrından çıkar ve köpeğimiz artık kontrol edilemez bir yaratığa dönüşür. Davranışlarıyla, konuşma üslubuyla her haliyle hoş karşılanmaz fakat bu haliyle dahi Sovyet bürokrasisinde bir konuma gelir, saygı görür. Burada yazarımız Sovyet bürokrasisinde söz sahibi insanların aslında nasıl insanlar olduğunu okuyucuya anlatır. Bir süre sonra doktorumuz Şarik’in artık eğitilemeyeceğini, normal bir insan gibi yaşayamacağına karar verir ve yaptığı ameliyatın tam tersini yaparak Şarik’i normal haline döndürür artık köpeğimiz eski haliyle mutlu, huzurlu bir yaşam sürer. Yazarımız açık bir şekilde Rus halkına devrim düşüncesini kafanızdan atarsanız rahatlar, huzura kavuşursunuz der... Kitapta beni en çok güldüren yer ise köpek insan olduktan sonra da kendisine “Şarik” (Rus toplumunda sokak hayvanlarına en çok verilen isim) dendiğinde “yine mi Şarik, kurtulamıyorum bu isimden” dediği yerdir :) Artık gördüğümüz her sokak hayvanına Karabaş, Pamuk vb. isimlerle seslenmeyelim bence :)
Köpek KalbiMihail Bulgakov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201925,7bin okunma
·
8 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.