Puan vermedi·184 syf.····Okunma: 06 Şubat 2021 00:13 Dostoyevski yoksulluğu çok iyi biliyor, bildiğini de bize İnsancıklar'da çok iyi hissettiriyor. Bu eserde anlatılanlar kadar, bunların nasıl anlatıldığı benim daha çok ilgimi çekti. Dostoyevski, önemsiz görülen olayları uzun uzadıya anlatıp; çok önemli olan bir olayı kısaca kestirip atmış. (Örneğin -eserde bulunmamaktadır- bir ataşın kıvrımları bir sayfada anlatılıyorken bir çocuğun ölümü tek kelime ile veya bir cümle ile anlatılıyor.) Bu anlatım tam anlamıyla insanı sıcak sudan soğuk suya girmiş gibi hissettiriyor. Okurken duyguları daha derin yaşamamız bu şok etkisinden kaynaklanıyor bence. Eser mektuplardan oluşuyor, seri ve virgüllü cümleler sayesinde de akıcılığı sağlanmış; kolay okunuyor. Dostoyevski külliyatına tam olarak hakim olmayan biri olsam da başlangıç için uygun olabileceğini düşünüyorum.