Puan vermedi·736 syf.····Okunma: 07 Şubat 2021 13:41 Kvothe, Kvothe, Kvothe... Sen nasıl muhteşem bir karaktersin. Fantastik edebiyata yeni yeni alışmaya başlıyorum derken bir de baktım ki o dünyanın içinde kaybolmuş bir haldeyim. Rüzgarın Adı ise bu dünyada tanıdığım en muhteşem kitaplardan biri.
Fantastik bir kitaptan beklentileriniz nelerdir? Hayal edilecek bir evren, akıcı bir dil, doğaüstü yaratıklar, aşk, tarih ve sayabileceğimiz bir sürü şey. Tam olarak bu kitapta da aradığınız her şey var. Aklınıza bile gelmeyecek bir dünyaya adım atıyorsunuz kitaba başlarken. Önce bir Han'da buluyorsunuz kendinizi. Kote ile karşılaşıp dev iblisörümcekler ile savaşıyorsunuz. Daha sonra kapınızı bir Tarihçi çalıyor. Hancıya bakıp seni tanıyorum sen o'sun diyor. Kızıl saçlar, derin bakışlar. Evet tam olarak o kişi Kvothe. Herkesin konuştuğu Kral Katilinin öyküsü kulaktan kulağa dolaşsa da kimse onun gerçekten nasıl biri olduğunu bilmiyor. İşte tarihçi bu noktada devreye giriyor. Kvothe'nin öyküsünü onun ağzından yazmaya başlıyor.( Ve bu öykü üç gün sürecek. Biz Rüzgarın Adı'nda birinci günü okuyoruz)
"Uyuyan höyük krallarından prensesler kaçırdım. Trebon kasabasını yakıp kül ettim. Felurian’la bir gece geçirdim ve hem canıma hem de aklıma mukayyet olabildim. Çoğu insanın alındığından daha küçük bir yaşta Üniversite’den atıldım. Başkalarının gündüz gözüyle ağızlarına almaktan bile korktukları yollardan, ay ışığı altında geçtim. Tanrılarla konuştum, kadınlar sevdim ve ozanları ağlatan şarkılar yazdım.
Belki beni duymuşsunuzdur." Diye bahsediyor kendinden öyküye başlarken ve sizi muhteşem bir yolculuğa çıkarıyor.
Bu kadar uzun süreli okuma olmasına rağmen bir sayfası bile aklımdan çıkmadı. Fantastik edebiyatı sevenlere muhteşem bir kitap tavsiyesi bırakıyorum.