Kitabı okumaya başladığınızda tabiatüstü olayların içerisinde buluyorsunuz kendinizi. Her sayfasında bir sürpriz, her sürprizde bir tevafuk …
Farklı bakış açılarıyla aşkın tadına bakıyorsunuz; tasavvufi, edebi, ruhani…
Okuduğunuz metinlerin arasında karşılaştığınız şiirlerin üzerinde belki de dakikalarınızı harcıyorsunuz. Neler hissedilebilir de bunlar yazılabilir diye düşünüyorsunuz dakikalarca. Her karakterin yerine kendinizi koyup onların bakış acısıyla bakmak istiyorsunuz birde olaylara ama ruh adam karakterinin yerine geçince bir duraksıyorsunuz. Kendi nefsiyle mücadele eden adamın penceresinden bakmak istiyorsunuz olaylara, çokta kolay olmuyor açıkçası.