“Bu kitapta Tezer’den kalanlar var. Ardında bıraktıkları.
Acılarından kalanlardır bu kitapta okuyacaklarınız. “
Çocukluk arkadaşı Ferit Edgü’nün önsözüyle başlıyoruz. Onu her şeyiyle tanıyan Ferit Edgü için Tezer Özlü’den kalan şu satırlar kim bilir nasıl anlamlıdır. Biz bu kadar derin anlamlar çıkaramasak da onun ruhunu yansıtan cümleleri okurken biraz olsun hissedebiliyoruz onu.
Küçük bir araştırma ile yaşamını araştırırsanız çok daha anlamlı olacaktır “Kalanlar” sizin için. Okuduğum ilk eseri. Başka bir eseriyle de başlanabilir.
Kitapta, Tezer Özlü’nün ölümünden sonra yayımlanan çeşitli yazıları ve günlükleri yer alıyor. Yorgunlukları , acıları, öfkeleri...
“Yaşamım yazarların acısını aramak oldu. Çocukluğumda Dostoyevski’nin nihilist acısını buldum. Otuzumda Pavese’nin intihar acısını. Bugün Berlin’de Peter Weiss’ın antifaşizm acısını.
Acıyla bağlantılı mutluluğumdan çok memnunum.” S:39 kendi açılarının yanı sıra sevdiği yazarların acılarını yaşamanın da peşinde koşmuş. Yaşadıkları yerlerde onlardan bir iz bulmaya çalışmış. Hassas bir kalptir ne de olsa.
“Güzel Türkiye’nin her zaman bir tutukevi olduğunu, tutukevi olarak kalacağını düşündüm. Bizler içinse, yani gerçekten tutuklu, ya da kendi seçmeleri ile tutuklu olmuş olanlar için ise, hiçbir yerde kurtuluş olmadığını.
.....
Ben Anadoludan Grunewald’a kadar gelmek zorundaymışım meğer sessizliği algılamak için. Ayağımın altında hışırdayan yaprak seslerini duyabilmek için. S:50
Ülkesine küskünlüğünden de bahşeder yer yer.
“Bıraktım. Bıraktım. Hepsini, kendi ve benim dünyamı anlamaları için bıraktım. Ama hiçbiri kendi dünyalarını anlayamadı. Ve bana ölümsüzlüklerin sonsuz acıları kaldı.
....
Artık beni benden alsınlar.”
S:55
Tezer Özlü’yü tanımak için.
Keyifli okumalar.