2/10
·376 syf.··
2021 37. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2021 03:13
Kitabın ilk sayfalarını okurken epey eğlenceli bir hikâye bulduğumu düşünürek sevinmiştim. Dünya zaten başlı başına komik bir karakterdi. Dünya'nın; arkadaşları ve teyzesi ile olan ilişkisi ve Evren ile olan zıtlaşması da okuması keyifli kısımlardı. Fakat daha ortalarına bile gelmeden kitaba olan olumlu hislerim değişmeye başladı. Bu değişime de şunlar sebep oldu: 1) Nihan Hoca ve Dünya arasındaki ilişkiyi asla inandırıcı bulmadım. Kusura bakmayın ama bir öğretmene, kopya çekecektim ama uygun ortamı bulamadım derseniz o da size, ne kadar açıksözlüsün, seni işte bu yüzden seviyorum demez. Derse de bu, samimi bir muhabbet değil, daha ziyade saçma ve itici bir muhabbet olur. 2) Dünya ve arkadaşları arasında kitabın başlarında vadedildiği gibi güçlü bir dostluk göremedim. Pınar en ufak bir sıkıntıda aramayı sormayı kesen, ilk sayfalarda görünüp sonraları neredeyse yok olan biriydi. Mert desem, Dünya ile çok sevimli bir arkadaşlıkları vardı ama sonrasında onunla ilgili ortaya çıkan durum beni hayal kırıklığına uğrattı. Keşke böyle bir durum hiç olmasaydı. Arada bir de bahsi geçen Berfin vardı ve Dünya onu da çok sevdiğini söylüyordu ama doğru dürüst bir arkadaşlıkları yoktu. 3) Dünya ve Evren'in zıtlaşması bana göre en başından beri gereksizdi ama en azından bu zıtlaşmaları eğlenceli bir havada geçer diye düşünmüştüm. Fakat Evren bir noktada Dünya'nın bir arkadaşını ilgilendiren çok anlamsız bir hâmle yaptı ve bu, sevimli bir atışmayı çirkin bir hâle getirdi. Zaten devamında birbirlerine yaptıkları da aynı derecede çirkindi. 4) Evren ve Dünya'nın uğruna birbirlerine girdikleri gizli yeri başka kimsenin bulmamasına şaşırmadan edemedim. Dünya bile okulda şöyle bir gezerken buldu orayı. Başka kimsenin böyle bir yerden haberinin olmaması (öğrencilerin olmasa bile öğretmenlerin mesela) mantıksız değil miydi? 5) Dünya'nın Evren'i alakadar eden sıkıntılı durumlardan her seferinde haberdar olması ve daha da garibi her seferinde bu sıkıntılarla ilgili bir başarı yakalaması hiç inandırıcı değildi. Yani bir olur, iki olur ama her seferinde mi olur? Ayrıca aralarında geçen onca tatsızlıktan sonra Dünya'nın Evren için bu kadar uğraşması ve bunları yapması da samimi gelmedi bana. 6) Evren'in tavırlarını ve yaptıklarını; Dünya her şeye rağmen kendisi için uğraşırken ona hak ettiği tepkiyi vermemesini hiç sevmedim. Evren'in de herkes gibi sorunları, üzüntüleri yahut korkuları olabilir elbette. Ama bu durum davranışlarını haklı bulmamı sağlamadı. Hadi diyelim Evren'i böyle kabul ettik, onu anladık. O son sayfalardaki Evren neydi peki? Bir insan bu kadar çabuk değişebilir mi? Tüm hayatına etki etmiş bir sıkıntı ile ilgili bu kadar hızlı karara varıp bambaşka biri olabilir mi? Bilemiyorum, bana pek gerçekçi gelmedi. 7) Dünya ve Evren'in ilişkisine hiç ısınamadım. Tüm kitabı Dünya'nın gözünden okumamıza hatta ara ara Evren'in gözünden bile bölüm okumamıza rağmen ne ara birbirlerine bir şeyler hissetmeye başladılar anlayamadım. Hâliyle yaşadıkları özel anları da, birbirleri için çektikleri acıyı da samimi bulmadım. 8) Dünya'nın, başına gelen bir olaydan sonra yaptığı bir plan vardı. Bu plana pek anlam veremedim. Son sayfalara doğru çok sıkıldığım için belki de bu plan bu kadar gözüme batmıştır, bilemiyorum ama Dünya'nın yaptığı plandan ziyade polisle bu soruna halletmek bana daha mantıklı geldi. Dünya'nın amacı, karşısındakilere bir ders vermekti ama karşısındakilerin, yaptıklarından ders aldıklarına hiç inanmadım. 9) Dünya'nın, ailesini ilgilendiren önemli bir konuda bu kadar rahat olmasını garip buldum. İlk sayfalarda kendisinin pek ilgisini çekmese de sırf annesi istediği için bir yerlere giden biriyken gerçekleri öğrenince nasıl bu kadar sakin kalabildi yahut nasıl üzülmedi? Çelişkili bir durumdu. 10) Kitabın finalini hiç sevmedim. Dürüst olmak gerekirse kitabın son 100 sayfasını hiç sevmedim ve okurken çok sıkıldım. Özellikle kitabın finalini ve finalde iki yan karakter arasında başlatılan ilişkiyi okurken gözlerimi devirmeden duramadım. Kitaptaki sevdiğim kısımlar için de böyle birkaç madde yazabilmek isterdim ama ne yazık ki başlardaki o sevimli hava haricinde sevdim diyebileceğim hiçbir yer bulamadım.
Arkadaş AlanıGamze Aydeniz · Müptela Yayınları · 2017146 okunma
·
318 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Öncelikle Arkadaş Alanı'na zaman ayırdığın ve düşüncelerini ayrıntılı bir şekilde paylaştığın için çok teşekkür ederim. Açıkça söylemem gerekir ki düşündüğün çoğu şeye ben de katılıyorum. Gözden geçirilip ele alınması gereken detaylar olduğunu biliyorum. Arkadaş Alanı 18-19 yaşlarında ele aldığım bir kurguydu. Özellikle Aydeniz Döngüsü ve Arkadaş Alanı'nı acemilik işlerim olarak gördüğüm için yorumu detaylıca inceledim, kendime notlar çıkardım. Başka kurgularla beğenini kazanmayı, yorumlarını okumayı umuyorum.
Baştankara
Gönderi Sahibi
Bu kadar olumlu ve samimi bir geri dönüş yaptığınız için ben teşekkür ederim. Okuduğum ilk kitabınız Çemberin Altında'ydı ve onu çok severek okumuştum. Arkadaş Alanı acemilik kitabınız olsa da Çemberin Altında açıkça gösteriyor ki kaleminiz çok gelişmiş. Bu yüzden Çemberin Altında'nın devamını ve çıkaracağınız yeni kitapları heyecanla bekliyorum.♥