Kitap zaman olarak her ne kadar işgal altındaki istanbulda geçse de aslında Osmanlı nın batılılaşma çalışmasının Avrupa nın geçtiği yollardan geçmemiş halk üzerindeki iğreti duruşuna bir eleştiri. Medeni olmanın eğlencelerde geçirmek sanan bir grup insanın hayatlarının mahvoluş hikayesi. Buna karşı olan masum kendi geleneklerine görece daha bağlı olan Mebrure için ise güzel bir son yazıyor yazar. Her ne kadar yüzyıl önce de bugün de modernleşmenin ne demek olduğunu anlayamayan bir halk olsak da, Peyami Safa nın buradaki üslubu "gençlik çok bozuldu" tarzından öteye gidememiş. Tabi bunu 2021 de yaşayan biri olarak söylüyorum. Roman olarak daha kaliteli şeyler okunabilir.