Sözde Kızlar

Peyami Safa
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Tanzimatta başlayan toplumsal ikilemler üzerine
8/10
·232 syf.··
2021 22. kitabı
Wattpad üzerinden okudum. Kitap kadar telefondan gün içinde boş kaldıkça kitap okumak da zevkliydi. Kurtuluş savaşı döneminin başlarında geçiyor hikaye. Doğu -batı çatışması temalı o dönemin diğer kitapları gibi.Gerçi bu çatışma galiba hiç bitmedi ama neyse.
Sözde KızlarPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 197111,3bin okunma
10/10
·232 syf.··
2021 2. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 27 Mart 2021 16:54
Peyami Safa'nın genel duruşunu çok net görebileceğimiz bir kitabı daha.. psikolojik tahlillerini, cinsiyetçi yaklaşımlarını, yöreselleştirirken biraz da uçlaştırdığı medeniyet farklılıklarını, kitabın baskın ve en kötü karakterinin bir erkek olmasına rağmen kitap isminin ve maksadının -kötü-kadınları anlatıyor olmasını, bir yer ve zaman bütünlüğü içinde düşünürsek, büyük bir geçiş dönemindeki çoğu yazar gibi yeniye adapte olamama/olmaktan kaçınma gibi bir durum sergiliyor Peyami Safa. Böylesi dramatik ve nahoş içeriği bile bir bardak su içer gibi anlatmasına ise hayranım. O'nu biraz da idare edilmesi gereken mutaassıp dedelerimizden biri olarak görmeye devam edeceğim hep. O harika edebiyatı hatırına..
Edebiyat
Sözde KızlarPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 197111,3bin okunma
5/10
·232 syf.··
2021 2. kitabı
Kitap zaman olarak her ne kadar işgal altındaki istanbulda geçse de aslında Osmanlı nın batılılaşma çalışmasının Avrupa nın geçtiği yollardan geçmemiş halk üzerindeki iğreti duruşuna bir eleştiri. Medeni olmanın eğlencelerde geçirmek sanan bir grup insanın hayatlarının mahvoluş hikayesi. Buna karşı olan masum kendi geleneklerine görece daha bağlı olan Mebrure için ise güzel bir son yazıyor yazar. Her ne kadar yüzyıl önce de bugün de modernleşmenin ne demek olduğunu anlayamayan bir halk olsak da, Peyami Safa nın buradaki üslubu "gençlik çok bozuldu" tarzından öteye gidememiş. Tabi bunu 2021 de yaşayan biri olarak söylüyorum. Roman olarak daha kaliteli şeyler okunabilir.
1000Kitap
Sözde KızlarPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 197111,3bin okunma
Sözde Kızlar
8/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2020 47. kitabı
Kurtuluş savaşı döneminde İstanbul'daki sosteyetenin iç acıtıcı hali.Peyami safa eseri yazarken bariz taraflı davranarak üzerlerine baya bi gidiyor sosyetenin iyide yapıyor.Kesinlikle.okunmalı diyeceğim kitaplardan.
Edebiyat
Sözde KızlarPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 197111,3bin okunma
Sözde değil Özde kızlar!
8/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2021 5. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2021 02:58
Düşünsenize ülkenizde savaş var. Düşman Anadolu'nun çoğu yerini işgal etmiş. Ülkede sefalet var, fakirlik var, her yer muhacirlerle dolu. Ama bir köşk, bir konak var oraya ne gam ne keder ne savaş uğramıyor. Böyle bihaber nasıl yaşanır Dünyada Ya Rabbim. Zevk ve sefa içinde, her gün davetle, pis çarpık ilişkilerle geçen günler. Ne acı o genç kızların düştüğü durumlar! Ve bu durumdan o kadar da memnunlar ki insan acıyamıyor bile. Bir yandan temiz kalmaya çalışan bir genç kız var ama. Onların oyunlarının farkında olmadan, onlara kendini kaptıracak kadar temiz bir kız. Çevremiz kötü olduğunda orada yapılan şeyleri en doğru sanarız galiba. İnsanın çevresi kalitesini gösteriyor. Peyami Safa o dönemdeki Batı hayranlığını, Müslümanlıktan uzaklaşmayı, Türklüğü unutmayı gösteriyor. Ve diyor ki eğer böyle olursanız yok olursunuz, kaybolursunuz. Siz Müslüman bir Türksünüz. Bu kimliğinizi kaybetmeyin. Canım Peyami Safacım bu dönemi görse bize neler derdi acaba?
Sözde KızlarPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 197111,3bin okunma
10/10
·232 syf.··
2021 9. kitabı
Ahh peyami safa ahh ülkemizin nadide adamlarından biri olduğunu bu kitabıyla çok daha iyi anladım . Psikolojik tahlillerden tut yılların değiştiremeyeceği sorunları kalemiyle bizim tekrar farkına varmamızı sağladı . Kitabın sonlarına doğru okurken yaşadığım duyguları anlatamam. Herkesin özellikle genç kızlarımızın okumasını canı gönülden isterim
Sözde KızlarPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 197111,3bin okunma
Puan vermedi·232 syf.··
2025 21. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 21 Temmuz 2025 17:00
Romanı okurken belli boşluklar ve atlamalar varmış hissiyatına kapıldım.Ama konusu itibarıyla oldukça dikkat çekici.Yazarın diğer bir romanı olan Fatih -Harbiye’deki gibi kahramanın aklının başına başka bir kadının anlattıklarıyla geldiğini görüyoruz.Mebrure adındaki bir genç kızın İstanbul’daki akrabalarının yanına babasını aramak için gelmesiyle roman başlar İstanbul’daki bu aile kendi kültürlerine sırt çevirerek rahat bir hayat sürmektedirler bu ailenin oğlu olan Behiç Mebrure‘nin gönlünü çalmak ,diğer kızlar gibi onu da kandırmak ister ilk başlarda ondan uzak duran Mebrure Behiç’in değiştiğini göstermek için yapmış olduklarından etkilenir onunla evlenmeye razı olacağı sırada bu akrabalarının evinde tanıştığı Nadir’in aracılığıyla Belma‘nın yanına gider Belma ona Behiç’in yaptıklarını anlatır Belma Behiç’ten frengi hastalığını kapmıştır ve bu hastalık çocuklarına da bulaşmıştır Behiç hiç istememesine rağmen Belma çocuğu doğurur ve Behiç bir gün onu zorla alarak diri diri toprağa gömer Belma başına gelenlerin Mebrure ‘nin de başına gelmesini istemediğini söyler ve daha sonra yanında bulunan zehri içerek intihar eder Mebrure Belma sayesinde kurtulmayı başarmıştır daha sonra babasının yaşadığına dair bir mektup alır Amasyaya babasının geçeceğini onu da yanına çağırdığını okur gelebilmesi için gerekli parayı da ona iletir. Mebrure sevinç içinde bu güzel haberi Fahri ve Nadir’e iletir ve Nadir Amasya’ya babasının yanına Fahri ile gideceğini söyler mutlu tebessümleri ile roman sona erer.
Sözde KızlarPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 197111,3bin okunma
Affedersiniz Sözde Kızlar
8/10
·240 syf.··
2021 11. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 07 Şubat 2021 19:53
Affedersiniz Sözde Kızlar, Peyami Safa'nın okuduğum 6. kitabı oldu. (Neden "affedersiniz" dediğimi incelemenin ilerleyen paragraflarında açıklayacağım.) Bu kitabın en önemli özelliği, 1923 yılında Peyami Safa tarafından yazılan ve ona ilk edebi şöhretini kazandıran romanı olarak kabul edilmesidir. Peyami Safa'nın edebi karakterine hayran olan bir okur olarak, yine bu eserinde de ciddi bir edebi hazza ulaştım. Onu çok sevmememin ve ara ara Peyami Safa okuma isteğimin ortaya çıkmasının en önemli nedeni, eserlerinde olaylardan çok psikolojik tahlillere önem vermesi... Tabii onun psikoloji bilimini ele alış şekli çoğunlukla metafizik öğelerle iç içe geçmiş şekildedir; ama bunu eserlerinde bir dayatma gibi önümüze sunmaz. Zaten Sözde Kızlar isimli bu eserindeki psikolojik tahlilleri metafizik öğelerle pek yakınlık göstermemektedir. Ancak, Matmazel Noraliya'nın Koltuğu'ndaki ve Yalnızız'daki psikolojik tahlilleri fazlasıyla metafizik öğelerle iç içe geçmiş şekildeydi. Peyami Safa, "insan"ı çok iyi analiz etmiş bir yazar. Safa'ya göre, araştırmaya ve hakkında bir şeyler yazmaya değer yegane konu insan ve onun bilinmez geleceğidir. Her ne kadar, her kitabının konusu birbirinden farklı görünse de esasında işlediği tek konu "insan"dır. Eserlerinde, toplumdaki ahlaki çöküntüyü, zıt kavramları iç içe işlemeyi ve Türkiye'nin doğu-batı çatışmasını işlemeyi sever. Bu konuları işlerken, yine odak noktası her zaman olduğu gibi, insandır. Sözde Kızlar isimli bu eseri de yine aynı minvaldedir. Kitabın konusunda biraz bahsettikten sonra, Peyami Safa'nın Sözde Kızlar isimli bu eserinde, toplumdaki ahlaki çöküntüyü nasıl işlediğini, zıt kavramları iç içe nasıl işlediğini ve Türkiye'nin doğu-batı çatışmasını nasıl işlediğini bölümlere ayırarak inceleyeceğim. Öncelikle Sözde Kızlar isimli
Sözde KızlarPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202111,3bin okunma
9/10
·240 syf.··
2023 125. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 12 Temmuz 2023 03:23
"Sözde kızlar/erkekler" gerçek olamamış kızlar/erkekler. Kendi benliğini hep başkalarının gölgesi yapmaya çalışan insanlar. Maddi olarak servet sahibi olanların popüler olma özentileri doğal olarak tiksindirici olabilir. Peki maddi yetersizlik içerisinde olup da züppe veya "sözde" olan insanlara ne demeli... Özenti, başkasında kendini görme, kıskançlık, gösteriş vb her zamanda olduğu gibi bu gün de toplumumuzun kangren olmuş vakalarından. Peki hayatta olayları tarafsız ve akılcı bir gözlem ile değerlendirip yol yordam gösteren kaç kişi var? Kaç kişinin hayatında böyle güvenebileceği bir dostu veya akıl hocası var? Çok az. Nadirattan. Peyami Safa neredeyse tüm romanlarında olduğu gibi bu romanında "Nadir Bey" karakteriyle, bizlere böyle bir arkadaşı tanıtıyor. Bu karakterleri okuyunca gerçekten arkadaşlığın ve dostluğun önemi bir kez daha hatırlıyorum. Bu karakterler her ne kadar yardımcı oyuncu konumunda olsalar bile ben bu tip karakterleri romanın en değerli madeni olarak görüyorum. Benim öyle bir dostum var:) umarım heppinizin de öyle bir dostu olur. Böyle birini bulmak çok çok zor. Dediğim gibi nadirattan bir durum. Ama olmayanlar da çok üzülmesin en azından artık ChatCPT var. Yapay zekaya sorunlarınlarınızı anlatın gayet makul çözümler buluyor sizler için :D
Sözde KızlarPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202111,3bin okunma
Yaşamak lazım, iyi yaşamak lazım!
Puan vermedi·240 syf.··
2024 27. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Mart 2024 07:39
"Bütün bu yaşamak gürültüleri içinde ruhun vazifesi o kadar azalıyor ki. " Peyami Safa'dan okuduğum ilk kitap , güçlü kalemi ve akıcı olay kurgusu ile severek okuduğum yazarlar arasında yerini aldı. Yunan mücadelesi sürecinde Yunanlılar tarafından esir alınan babasını aramak için Anadolu'dan İstanbul'a gelen mebrure akrabalarının yanına yerleşir ve akrabalarının kültürüne, yaşam tarzlarına kendisinin uzak olduğunu görür. Akrabalarının köşkün de yaşamak zorunda kalan mebrure; partilerin, kadınların farklı algılanması ve evin oğlunun mebruriye karşı tutumuna karşı saflığını, ahlakı değerleri ile bu yaşayış tarzına alışacak mı? yoksa kendisini korumayı başarabilecek mi? Peki babasını bulabilecek mi? Türk filmi tadında bir kitap okumak ve mebrure'nin bu süreçte yaşadıklarını ve sonucu nasıl olacağını merak ediyorsanız Sözde Kızlar kitabını listenize ekleyebilirsiniz. Bence kitabın ismi sözde kızlar değil de sözde hayatlar olmalıydı. Okudukça görüyoruz ki önceki dönemlerden bu yana namussuzluk kadınların omuzlarına yüklenmiş peki bu kadınları namussuzluğa sevk eden düşüren erkeklerin hiçbir suçu yok mu? Bence namusun cinsiyeti olmaz! Kusura bakmayın baylar toplum her ne kadar yargılarında kadınlara dil uzatsa da siz de bu yargılara sebebiyet verdiğiniz sürece siz de sözde erkeklersiniz... :) Keyifli okumalar.
Sözde KızlarPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202111,3bin okunma

Yazar Hakkında

Peyami SafaYazar · 125 kitap
Peyami Safa, Türk hikâye ve romancısıdır. Server Bedi takma ismini de kullanan yazar romanlarının yanı sıra, düşünsel yapıtları, polemikleri, köşe yazarlığı ve gazeteciliği ile de tanınır. Servet-i Fünun dönemi şairlerinden İsmail Safa'nın oğludur. Sivas'a sürgüne gönderilen babasının orada ölmesi üzerine 1901 yılında iki yaşında yetim kalmış, bu yüzden "Yetim-i Safa" adıyla anılmıştır. Babasız büyümenin acılarının yanı sıra, sekiz dokuz yaşlarında yakalandığı bir kemik hastalığı dolayısıyla 17 yaşına kadar, bu hastalığın fiziksel ve ruhsal bunalımlarını yaşamıştır. Doktorlar kolunun kesilmesinde karar kılmış, fakat Safa bunu kabul etmemiştir. Daha sonraları bu günlerdeki tecrübelerini "9. Hariciye Koğuşu" adlı romanında okurlarıyla paylaşır. Hastalık ve savaşın yol açtığı maddi sıkıntılar dolayısıyla öğrenimini sürdürememiş, 13 yaşında hayatını kazanmak ve annesine bakmak için Vefa İdadisi'ndeki öğrenimini yarıda bırakmıştır. Karton Matbaası'nda bir süre çalışan Peyami Safa, Posta - Telgraf Nezareti'ne girmiş, I. Dünya Savaşı'nın başlamasına kadar orada çalışmıştır (1914). Daha sonra Boğaziçi'ndeki Rehber-i İttihat Mektebi'nde öğretmenlik yapmaya başlamıştır. Dört yıl çalıştığı bu okulda, hem öğretmiş, hem de kendi çabasıyla Fransızca'sını ilerletmiştir. Buradaki izlenim ve deneyimlerini "Biz İnsanlar" adlı eserinde kullanmıştır 1918 yılında ağabeyi İlhami Safa'nın isteğine uyarak öğretmenlikten ayrılmış ve birlikte çıkardıkları "20. Asır" adlı akşam gazetesinde "Asrın Hikâyeleri" başlığı altında yazdığı öykülerle gazetecilik yaşamına başlamıştır. İmzasız olarak yazdığı bu hikâyelerin tutulması üzerine Server Bedi takma adını kullanmaya başlayan Peyami Safa, daha sonra 1921'de Son Telgraf gazetesinde yazmış, oradan da Tasvir-i Efkâr'a geçmiştir. Daha sonra Cumhuriyet gazetesine geçmiş, 1940 yılına kadar bu gazetede fıkra ve makalelerinin yanı sıra, roman da tefrika etmiştir. 1960'lı yıllara kadar başta Milliyet olmak üzere birçok gazete ve dergide yazan Peyami Safa 27 Mayıs'tan sonra Son Havadis gazetesinde yazmaya başlamıştır (1961). Aynı yıl Erzurum'da yedek subaylığını yapmakta olan oğlu Merve'nin ölümü üzerine büyük bir sarsıntı geçiren Peyami Safa, iki üç ay sonra İstanbul'da vefat etmiştir. Edebî hayatı İlk romanlarında sola yakın görüşler taşıyan Peyami Safa, bir hastanın psikolojisini anlattığı otobiyografik romanı Dokuzuncu Hariciye Koğuşu'nu (1931) Nazım Hikmet'e ithaf etmişti. Bu roman hariç, 1922-1939 yılları arasında yazdığı Mahşer (1924), Şimşek (1928), Fatih-Harbiye (1931) ve Biz İnsanlar (1939) adlı romanlarında Doğu-Batı sorunsalını karakterlerde somutlaştırarak işledi. Safa, bu romanlarında, ruh hallerini çözümlemede, kurguda, dilinin kıvraklığında, anlatım tekniklerindeki denemelerde başarılı bulunurken romanlarında düşünceyi öne çıkarması dolayısıyla eleştiriler aldı. II. Dünya Savaşı sırasında Nasyonal Sosyalistlere yakınlaşmasıyla dikkat çeken Safa'nın gerçekçi roman çizgisi Matmazel Noraliya'nın Koltuğu (1949) ile mistisizme yöneldi. İlk uzun hikâyesi "Gençliğimiz"i 1922 yılında neşreden Peyami Safa, para kazanmak amacıyla yazdığı kitaplarında, ilk defa ağabeyi İlhami Safa'nın takma ad olarak kullandığı, annesi Server Bedia Hanım'ın adından uyarladığı Server Bedi müstear adını kullanmış, bu takma adla yüzlerce eser vermiştir. Bunlar arasında en sevilenler Cingöz Recai macera romanları ile Cumbadan Rumbaya adlı romanı olmuştur. Peyami Safa, Türk kültür yaşamında yayımlandığı yıllarda hayli etkili olmuş Hafta, Kültür Haftası (1936, 21 sayı) ve Türk Düşüncesi (1953-1960, 63 sayı) dergilerini çıkarmıştır. Asıl ününü romancı olarak yapan Peyami Safa, bazı uzun öyküleri ile de dikkati çekmiş, yazar Batılı kaynakların bir "Zalim" olarak tanıttıkları hun hükümdarı Attila'yı aklamak amacıyla aynı adda bir de tarihsel roman yazmıştır. Tüm bu üretkenliğine rağmen yeterince tanınmamış ve tanıtılmamıştır. Hakkında yapılan çalışmalar Prof. Dr. Mehmet Tekin, Doç Dr. Mehmet Önal ve Dr. Nan a Lee Peyami Safa hakkında birer doktora tezi vermişlerdir. Beşir Ayvazoğlu'nun yazar (Peyami Safa) hakkında Ötüken Yayınları'ndan çıkmış, biyografik bir eseri bulunmaktadır. Zülfikar Uğur Yıkan, 2004 yılında Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü bünyesinde "Peyami Safa'nın Server Bedi İmzalı Romanları" konulu Yüksek Lisans tezini hazırlamıştır. Yazar-çevirmen Sabri Kaliç 2011 yılında Peyami Safa'nın "Dokuzuncu Hariciye Koğuşu" romanını "Exterior Diseases - Ward: 9" adıyla İngilizceye çevirmiştir. Ayrıca internet üzerinde Peyami Safa hakkındaki bilgilere ulaşabilceğiniz " peyamisafa.biz " şeklinde bir internet adresi mevcuttur.