Sözde Kızlar

Peyami Safa
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Kültür çatışması içinde bir arayış
Puan vermedi·229 syf.··
2021 54. kitabı
Peyami Safa o dönemin etkisiyle batıya benzemeye çalışıp kendi kültürünü kendisi yozlaştıran insanları eleştirip Anadolu kültürünün insana huzur rahatlık verişini anlatmıştır. Bunu yine dönemin koşulları ile mücadele dönemini ele alarak aynı zamanda insanların yakınlarının acılarına bile körleşmesi eleştirilmiş ve zamanla hoşumuza gitmese de hatta istemesek de bulunduğumuz ortama benzediğimizi vurguladığı bir eserdir. Bu duruma ait bir çok şeyi bilsek de o kötü hal bize her şeye rağmen güzel bir taraftan görünebilir. Eserde milli mücadele döneminde babasını kaybetmiş ve onu arayan bir genç kızın doğu batı kültürü arasındaki sıkışmışlığı, batıdaki samimiyetsizlik ve Anadolu'daki sıcaklık , başkasının dersiyle dertlenme konu edilmiştir. Alt tema vs yok. Oldukça akıcı ,net ve anlaşılır bir kitap. Peyami Safa nin ruh tahlilleriyle derinlik kazanmış karakterler. Size de keyifli okumalar diliyorum
Sözde KızlarPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 199911,3bin okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2023 6. kitabı
Neyi, niçin ve kimden korumamız gerektiği anlatılmış. Muhafaza etmede muvaffak olunmazsa başa gelmesi mümkün olan felaketler en ağır şekilde gözler önüne serilmiş. Bilhassa zaaf anlarında nefsine söz geçirebilemenin güçlüğü ve önemi vurgulanmış. "Ahir zaman" olarak adlandırılan şu dönemde, tüm gençlerimize tavsiyedir.
Edebiyat
Sözde KızlarPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 199911,3bin okunma
Yaşananlar Aynı Tek Fark Yaşayanlar...
8/10
·208 syf.··
2021 2. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2021 18:45
SÖZDE KIZLAR... Romanımız sayfa sayfa değiniyor adına. Kelime kelime anlatıyor demek istediğini. Mebrure'nin babasını ararken yanlarında kaldığı akrabalarını (Mebrure ile kan bağı olmaları ihtimal olmayan kimseler) tanırken başlıyor mesele. O tanıdıkça onları biz de dışarıdan bi o kadar gösterişli zannedilen lüks hayatın içeriden ne kadar sefil ve acınası olduğuna tanık oluyoruz. Sayfaları çevirdikçe daha da alçalıyor İstanbul Beyefendilerimiz(!).Yaşadıkları ülkeden bir haber yaşayan bu malukatlar nedense yabancı ülkelere konu gelince derya deniz oluyorlar.Geziyorlar, tozuyorlar ve insanların hayatlarına dahil oluyorlar.İşte kitabımız da tam bu konuya değiniyor: Sözde kızlarımızın bu kusursuz hayata dahil olmak isteyişleri. Açıkçası belli bir sayfadan sonra hiç beklemediğim olaylar gerçekleşti.Birden kendimi Mebrure'nin yerinde buldum. Onla kızdım, onla üzüldüm. Hele Belma' nın hikayesi... Onun yaşıtlarını kurtarmak için seçtiği fenalık... Her sayfasıyla dahil oldum anlayacağınız. Mebrure'yi kaç kere uyardım bilemezsiniz. Şu an da yok mu Sözde Kızlar? Belki daha farklı, belki daha hızlı hayat ama karakterler,yaşananlar öyle benzer ki ... Ama merak etmeyin biz de Fahri gibi temiz insanlara denk gelebiliriz kalbimizi kapatmadıkça. Dünyayı tekrar dinledim Peyami Safa'dan.Sizi de tekrar tekrar okuyup insanlık adına düşünmeye davet ediyorum Sağlıcakla kalın.
Sözde KızlarPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 199911,3bin okunma
Özde değil "Sözde Kızların(?)" Öyküsü
7/10
·208 syf.··
2024 11. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 02 Ekim 2024 13:20
Peyami Safa'nın neredeyse her eserinde ortak denilebilecek medeniyet ve kültür dairelerinin değişmesi, Doğu ve Batı medeniyetleri ekseninde bir yergi veyahut övgü durumu, Cumhuriyetin ilk yıllarında toplumun iliklerine kadar hissettiği kuşak çatışması gibi konular Sözde Kızlar'ın da temelini oluşturuyor. Yazar külliyat okuma endişesine düşülecek bir konu yelpazesine sahip olmasa da her daim ruhî derinlikli cümleleri, anlatımındaki kaygı ile okuru hayran bırakmayı başarıyor nezdimce. İttihatçı neslin son, Cumhuriyetinse ilk çocuklarından sayılabilecek bir arkadaş grubu arasına Anadolu'dan düşen Mebrure ve onun çemberi etrafındaki gerek erkek gerek kadın tiplemelerle klâsik bir kutuplaşma örneği görüyoruz romanda; Behiç ve Siyret'in Avrupailiği, züppeliği, hovardalığı karşısında Nadir ve Fahri'nin Anadoluluğu, kalbîliği, hayatîliği yer alıyor. "Sözde Kız" olduğu düşünülen kadınların ders alınası, ibretlik sonları ve Anadolu kadınının vakarına yakışmayan yaşam tarzlarıyla eserinde başından itibaren sonlarının nasıl yazılacağını tahmin ediyorsunuz. Yine de her daim okumaktan müthiş zevk aldığım bir kalem olarak kalacaktır Peyami Bey.
1000Kitap
Sözde KızlarPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 199911,3bin okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2021 21. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 20 Kasım 2021 18:14
Uzun zamandır roman okumamıştım bu romanı okumamada iyi oldu. Çok güzeldi okurken acaba ne olacak diye bir merakla okudum sizde okurken elinizden bırakmadan okuyacağınız bir kitap olur şüphesiz benim çok sevdiğim romanlar arasına eklendi bile okurken ara ara durup düşündüğüm zamanlarda oldu ama en çok kitapta geçen şu cümle bana tesir etti "Dün sizin gibiydim, yarın benim gibi olacaksınız!" okumanızı tavsiye ederim okuyacaklara şimdiden iyi okumalarrrr :)
Sözde KızlarPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 199911,3bin okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2022 65. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Eylül 2022 22:48
Günümüz gençlerine okutulması gereken ders niteliğinde bir eser. Tabi anlayabilene.. Z kuşağı değil de Elif nesli yetişsin artık dedim bu kitabı okurken. Çok üzüldüm çok.. kaybolan evlatlarımızın haysiyetlerine, namuslarına.. zaman farklı ama yaşananlar bi nevi aynı belki de daha şiddetlisi. Gençlerimizi kaybediyoruz, geleceklerini yok ediyorlar gözlerimizin önünde elimizden bir şey gelmiyor. Bizi savaşla yıkamadılar ama ahlaken yok ettiler. Özümüze dönmeliyiz. Dua niyetine olsun inşallah. Peyami Safa nın ilk okuduğum kitabı ama çok etkilendim. Mutlaka okuyun, okutturun.
Sözde KızlarPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 199911,3bin okunma
Affedersiniz Sözde Kızlar
8/10
·240 syf.··
2021 11. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 07 Şubat 2021 19:53
Affedersiniz Sözde Kızlar, Peyami Safa'nın okuduğum 6. kitabı oldu. (Neden "affedersiniz" dediğimi incelemenin ilerleyen paragraflarında açıklayacağım.) Bu kitabın en önemli özelliği, 1923 yılında Peyami Safa tarafından yazılan ve ona ilk edebi şöhretini kazandıran romanı olarak kabul edilmesidir. Peyami Safa'nın edebi karakterine hayran olan bir okur olarak, yine bu eserinde de ciddi bir edebi hazza ulaştım. Onu çok sevmememin ve ara ara Peyami Safa okuma isteğimin ortaya çıkmasının en önemli nedeni, eserlerinde olaylardan çok psikolojik tahlillere önem vermesi... Tabii onun psikoloji bilimini ele alış şekli çoğunlukla metafizik öğelerle iç içe geçmiş şekildedir; ama bunu eserlerinde bir dayatma gibi önümüze sunmaz. Zaten Sözde Kızlar isimli bu eserindeki psikolojik tahlilleri metafizik öğelerle pek yakınlık göstermemektedir. Ancak, Matmazel Noraliya'nın Koltuğu'ndaki ve Yalnızız'daki psikolojik tahlilleri fazlasıyla metafizik öğelerle iç içe geçmiş şekildeydi. Peyami Safa, "insan"ı çok iyi analiz etmiş bir yazar. Safa'ya göre, araştırmaya ve hakkında bir şeyler yazmaya değer yegane konu insan ve onun bilinmez geleceğidir. Her ne kadar, her kitabının konusu birbirinden farklı görünse de esasında işlediği tek konu "insan"dır. Eserlerinde, toplumdaki ahlaki çöküntüyü, zıt kavramları iç içe işlemeyi ve Türkiye'nin doğu-batı çatışmasını işlemeyi sever. Bu konuları işlerken, yine odak noktası her zaman olduğu gibi, insandır. Sözde Kızlar isimli bu eseri de yine aynı minvaldedir. Kitabın konusunda biraz bahsettikten sonra, Peyami Safa'nın Sözde Kızlar isimli bu eserinde, toplumdaki ahlaki çöküntüyü nasıl işlediğini, zıt kavramları iç içe nasıl işlediğini ve Türkiye'nin doğu-batı çatışmasını nasıl işlediğini bölümlere ayırarak inceleyeceğim. Öncelikle Sözde Kızlar isimli
Sözde KızlarPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202111,3bin okunma
9/10
·240 syf.··
2023 125. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 12 Temmuz 2023 03:23
"Sözde kızlar/erkekler" gerçek olamamış kızlar/erkekler. Kendi benliğini hep başkalarının gölgesi yapmaya çalışan insanlar. Maddi olarak servet sahibi olanların popüler olma özentileri doğal olarak tiksindirici olabilir. Peki maddi yetersizlik içerisinde olup da züppe veya "sözde" olan insanlara ne demeli... Özenti, başkasında kendini görme, kıskançlık, gösteriş vb her zamanda olduğu gibi bu gün de toplumumuzun kangren olmuş vakalarından. Peki hayatta olayları tarafsız ve akılcı bir gözlem ile değerlendirip yol yordam gösteren kaç kişi var? Kaç kişinin hayatında böyle güvenebileceği bir dostu veya akıl hocası var? Çok az. Nadirattan. Peyami Safa neredeyse tüm romanlarında olduğu gibi bu romanında "Nadir Bey" karakteriyle, bizlere böyle bir arkadaşı tanıtıyor. Bu karakterleri okuyunca gerçekten arkadaşlığın ve dostluğun önemi bir kez daha hatırlıyorum. Bu karakterler her ne kadar yardımcı oyuncu konumunda olsalar bile ben bu tip karakterleri romanın en değerli madeni olarak görüyorum. Benim öyle bir dostum var:) umarım heppinizin de öyle bir dostu olur. Böyle birini bulmak çok çok zor. Dediğim gibi nadirattan bir durum. Ama olmayanlar da çok üzülmesin en azından artık ChatCPT var. Yapay zekaya sorunlarınlarınızı anlatın gayet makul çözümler buluyor sizler için :D
Sözde KızlarPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202111,3bin okunma
Yaşamak lazım, iyi yaşamak lazım!
Puan vermedi·240 syf.··
2024 27. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Mart 2024 07:39
"Bütün bu yaşamak gürültüleri içinde ruhun vazifesi o kadar azalıyor ki. " Peyami Safa'dan okuduğum ilk kitap , güçlü kalemi ve akıcı olay kurgusu ile severek okuduğum yazarlar arasında yerini aldı. Yunan mücadelesi sürecinde Yunanlılar tarafından esir alınan babasını aramak için Anadolu'dan İstanbul'a gelen mebrure akrabalarının yanına yerleşir ve akrabalarının kültürüne, yaşam tarzlarına kendisinin uzak olduğunu görür. Akrabalarının köşkün de yaşamak zorunda kalan mebrure; partilerin, kadınların farklı algılanması ve evin oğlunun mebruriye karşı tutumuna karşı saflığını, ahlakı değerleri ile bu yaşayış tarzına alışacak mı? yoksa kendisini korumayı başarabilecek mi? Peki babasını bulabilecek mi? Türk filmi tadında bir kitap okumak ve mebrure'nin bu süreçte yaşadıklarını ve sonucu nasıl olacağını merak ediyorsanız Sözde Kızlar kitabını listenize ekleyebilirsiniz. Bence kitabın ismi sözde kızlar değil de sözde hayatlar olmalıydı. Okudukça görüyoruz ki önceki dönemlerden bu yana namussuzluk kadınların omuzlarına yüklenmiş peki bu kadınları namussuzluğa sevk eden düşüren erkeklerin hiçbir suçu yok mu? Bence namusun cinsiyeti olmaz! Kusura bakmayın baylar toplum her ne kadar yargılarında kadınlara dil uzatsa da siz de bu yargılara sebebiyet verdiğiniz sürece siz de sözde erkeklersiniz... :) Keyifli okumalar.
Sözde KızlarPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202111,3bin okunma
Puan vermedi·240 syf.··
2023 40. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2023 07:11
1923 yılında Peyami Safa tarafından yazılan ve ona ilk edebi şöhretini kazandıran romanı olarak kabul edilen Sözde Kızlar eserinin yorumuyla geldim. Öncelikle size kitabın konusundan bahsetmek istiyorum kısacık. Mebrure karakteri yunan saldırıları sırasında kaybolan babasını arayan bir genç kız olarak çıkıyor karşımıza. İstanbul'a geliyor ve uzaktan akrabalarının yanında babasını aramaya devam ediyor. Bu süreçte evde birlikte yaşadığı insanlar ile olan çatışmalarını okuyoruz. İstanbul artık eskisi gibi değildir. Kadınları özenti hayatlar yaşarken erkekleri de bir o kadar gevşemiş bir şekilde gören Mebrure onun yaşam tarzına ters gelen bu anlayışta insanların arasında oradan oraya savrulur. Mebrure'ye evin erkeği Behiç tarafından kirli tuzaklar kurulur onun namusuna göz dikilir. Kısacası ailecek onu kendileri gibi yapmaya karar verirler. Bakalım Mebrure bu özenti ve bayağılaşmış insanların arasında kendi gibi kalabilecek mi? Peyami safa bildiğiniz üzere doğu-batı çatışmalarını konu edinen bir yazarımız. Toplumun ahlaki değerlerinin çöküşünü de ele alan bir yazar. Bu eseri okurken yeşilçam filmi izler gibi merakla çevirdim sayfaları. Peyami Safa'nın her kitabında benzer olaylar olsa da vurgu yaptığı ve eleştirdiği noktalardan hiçbir eserinde uzaklaşmaması güzel bence. Sürekli başka düşünceleri yazıp savunsaydı gerçekçi ve bu kadar önemli bir yazar olamazdı. Şunu da eklemek istiyorum İnsanları iyi analiz eden bir yazar. Yarattığı kahramanlar fazla uçuk görünse de o dönemi baz alarak düşündüğümüzde çok başarılı. Kitap edebi yönden beni tatmin etmese de akıcı sade bir üslupla yazıldığı için keyif verici bir okuma yaşadım. Herkese de tavsiye ediyorum Mebrure'nin sonunu hepiniz merak ettiniz değil mi? herkesleşecek mi? O nefret ettiği yaşam tarzının içinde boğulacak mı?
Edebiyat & Roman
Sözde KızlarPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202111,3bin okunma

Yazar Hakkında

Peyami SafaYazar · 125 kitap
Peyami Safa, Türk hikâye ve romancısıdır. Server Bedi takma ismini de kullanan yazar romanlarının yanı sıra, düşünsel yapıtları, polemikleri, köşe yazarlığı ve gazeteciliği ile de tanınır. Servet-i Fünun dönemi şairlerinden İsmail Safa'nın oğludur. Sivas'a sürgüne gönderilen babasının orada ölmesi üzerine 1901 yılında iki yaşında yetim kalmış, bu yüzden "Yetim-i Safa" adıyla anılmıştır. Babasız büyümenin acılarının yanı sıra, sekiz dokuz yaşlarında yakalandığı bir kemik hastalığı dolayısıyla 17 yaşına kadar, bu hastalığın fiziksel ve ruhsal bunalımlarını yaşamıştır. Doktorlar kolunun kesilmesinde karar kılmış, fakat Safa bunu kabul etmemiştir. Daha sonraları bu günlerdeki tecrübelerini "9. Hariciye Koğuşu" adlı romanında okurlarıyla paylaşır. Hastalık ve savaşın yol açtığı maddi sıkıntılar dolayısıyla öğrenimini sürdürememiş, 13 yaşında hayatını kazanmak ve annesine bakmak için Vefa İdadisi'ndeki öğrenimini yarıda bırakmıştır. Karton Matbaası'nda bir süre çalışan Peyami Safa, Posta - Telgraf Nezareti'ne girmiş, I. Dünya Savaşı'nın başlamasına kadar orada çalışmıştır (1914). Daha sonra Boğaziçi'ndeki Rehber-i İttihat Mektebi'nde öğretmenlik yapmaya başlamıştır. Dört yıl çalıştığı bu okulda, hem öğretmiş, hem de kendi çabasıyla Fransızca'sını ilerletmiştir. Buradaki izlenim ve deneyimlerini "Biz İnsanlar" adlı eserinde kullanmıştır 1918 yılında ağabeyi İlhami Safa'nın isteğine uyarak öğretmenlikten ayrılmış ve birlikte çıkardıkları "20. Asır" adlı akşam gazetesinde "Asrın Hikâyeleri" başlığı altında yazdığı öykülerle gazetecilik yaşamına başlamıştır. İmzasız olarak yazdığı bu hikâyelerin tutulması üzerine Server Bedi takma adını kullanmaya başlayan Peyami Safa, daha sonra 1921'de Son Telgraf gazetesinde yazmış, oradan da Tasvir-i Efkâr'a geçmiştir. Daha sonra Cumhuriyet gazetesine geçmiş, 1940 yılına kadar bu gazetede fıkra ve makalelerinin yanı sıra, roman da tefrika etmiştir. 1960'lı yıllara kadar başta Milliyet olmak üzere birçok gazete ve dergide yazan Peyami Safa 27 Mayıs'tan sonra Son Havadis gazetesinde yazmaya başlamıştır (1961). Aynı yıl Erzurum'da yedek subaylığını yapmakta olan oğlu Merve'nin ölümü üzerine büyük bir sarsıntı geçiren Peyami Safa, iki üç ay sonra İstanbul'da vefat etmiştir. Edebî hayatı İlk romanlarında sola yakın görüşler taşıyan Peyami Safa, bir hastanın psikolojisini anlattığı otobiyografik romanı Dokuzuncu Hariciye Koğuşu'nu (1931) Nazım Hikmet'e ithaf etmişti. Bu roman hariç, 1922-1939 yılları arasında yazdığı Mahşer (1924), Şimşek (1928), Fatih-Harbiye (1931) ve Biz İnsanlar (1939) adlı romanlarında Doğu-Batı sorunsalını karakterlerde somutlaştırarak işledi. Safa, bu romanlarında, ruh hallerini çözümlemede, kurguda, dilinin kıvraklığında, anlatım tekniklerindeki denemelerde başarılı bulunurken romanlarında düşünceyi öne çıkarması dolayısıyla eleştiriler aldı. II. Dünya Savaşı sırasında Nasyonal Sosyalistlere yakınlaşmasıyla dikkat çeken Safa'nın gerçekçi roman çizgisi Matmazel Noraliya'nın Koltuğu (1949) ile mistisizme yöneldi. İlk uzun hikâyesi "Gençliğimiz"i 1922 yılında neşreden Peyami Safa, para kazanmak amacıyla yazdığı kitaplarında, ilk defa ağabeyi İlhami Safa'nın takma ad olarak kullandığı, annesi Server Bedia Hanım'ın adından uyarladığı Server Bedi müstear adını kullanmış, bu takma adla yüzlerce eser vermiştir. Bunlar arasında en sevilenler Cingöz Recai macera romanları ile Cumbadan Rumbaya adlı romanı olmuştur. Peyami Safa, Türk kültür yaşamında yayımlandığı yıllarda hayli etkili olmuş Hafta, Kültür Haftası (1936, 21 sayı) ve Türk Düşüncesi (1953-1960, 63 sayı) dergilerini çıkarmıştır. Asıl ününü romancı olarak yapan Peyami Safa, bazı uzun öyküleri ile de dikkati çekmiş, yazar Batılı kaynakların bir "Zalim" olarak tanıttıkları hun hükümdarı Attila'yı aklamak amacıyla aynı adda bir de tarihsel roman yazmıştır. Tüm bu üretkenliğine rağmen yeterince tanınmamış ve tanıtılmamıştır. Hakkında yapılan çalışmalar Prof. Dr. Mehmet Tekin, Doç Dr. Mehmet Önal ve Dr. Nan a Lee Peyami Safa hakkında birer doktora tezi vermişlerdir. Beşir Ayvazoğlu'nun yazar (Peyami Safa) hakkında Ötüken Yayınları'ndan çıkmış, biyografik bir eseri bulunmaktadır. Zülfikar Uğur Yıkan, 2004 yılında Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü bünyesinde "Peyami Safa'nın Server Bedi İmzalı Romanları" konulu Yüksek Lisans tezini hazırlamıştır. Yazar-çevirmen Sabri Kaliç 2011 yılında Peyami Safa'nın "Dokuzuncu Hariciye Koğuşu" romanını "Exterior Diseases - Ward: 9" adıyla İngilizceye çevirmiştir. Ayrıca internet üzerinde Peyami Safa hakkındaki bilgilere ulaşabilceğiniz " peyamisafa.biz " şeklinde bir internet adresi mevcuttur.