"Görev de görev.. Bırak canım, görev büyük olanı duymak, güzel olanı sevmektir.
Bizi benimsemeye zorladığı iğrenç şeylerle birlikte toplumun bütün göreneklerine boyun eğmek değil.."
"Ne yüzmesini biliyordu ne kılıç kullanmasını, ne de tabanca atmasını.
Emma bir romanda bir binicilik terimine rastlamıştı da onu bile açıklayamamıştı.
Oysa bir erkeğin her şeyi bilmesi, birçok alanlarda üstün derecelere yükselmesi, insanı tutkunun güçlerine, yaşamın inceliklerine alıştırması gerekmez miydi?
Ama nerde?
Hiçbir şey öğretmiyordu bu adam, hiçbir şey bilmiyor, hiçbir şey arzulamıyordu.."
"çelişkiyi mahcup olunacak bir zaaf gibi değil, iftihar edilecek bir ganimet gibi taşıyordu ruhunda.
aynı masanın iki ucunda bir hüznün bir neşenin mürekkebine dalıp çıkan kalemi, bu ikisinin yoğrulduğu ruhunun mahsullüydü"