1000Kitap Logosu
Umberto Arte
Umberto Arte
Umberto Arte

Umberto Arte

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
8.9
242 Kişi
581
Okunma
31
Beğeni
505
Gösterim
Unvan
Yazar
Yaşamı
twitter.com/UmbertoArte Twitter üzerinde UmbertoArte ismiyle sanat sohbetleri yapmaktadır.
Işıl Bulut
Umberto Arte ile Sanat'ı inceledi.
424 syf.
·
19 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Bayildim. Sanata dair pek bir bilgi birikimim yok. Kendimi gelistirmeyi hep cok istedim bu konuda ama agir kitaplar okumaktan da korkuyordum. Umberto Arte'yi twitterdan da takip ediyorum. Resim incelemeyi ogretmesi cok hosuma gidiyor. Gunluk bir dille cok guzel bilgiler aktariyor. Hemen serinin geri kalanini da okumaya baslayacagim. Umarim arkasi kesilmez bu guzel eserlerin.
Umberto Arte ile Sanat
8.9/10
· 454 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
11
Oğuz Aktürk
Umberto Arte ile Sanat'ı inceledi.
424 syf.
·
2 günde
·
8/10 puan
Sanat, Türkiye için değildir.
YouTube kitap kanalımda sizin için sanata en iyi başlangıç kitaplarını önerdim ve bu kitabı da yorumladım: youtu.be/PegBH1HDrr0 "Her şey sanat için potansiyel bir konudur." Alain de Botton Bu sitede bugüne kadar kültür ya da sanat ile ilgili pek inceleme paylaşmadım fakat mesleğim gereği bir sanatçı olmamdan ötürü artık bir şeyler yazmam gerektiğini anladım. Mesleğim gereği bir sanatçıyım dedim, evet, yani mimarım. Fakat maalesef ülkemizde mimarlık, sanat tarihi, sanatçılık, ressamlık ve bunun gibi güzel sanatların içi o kadar güzel boşaltıldı ki doldurmak için elimizden hiçbir şey gelmiyor artık. Rant siyasetiyle günden güne yükselen sanat dışı üretimlerden dolayı sanat kaçacak yer arıyor. Bu da yetmiyormuş gibi sanat ve yetenek gerektiren moda, tekstil ve grafik tasarımı gibi bölümlerin içinden yetenek sınavları çekip alınıyor. Ne taraftan bakarsanız bakın, saçma, liyakatsizce ve bomboş şeyler bizim günlük atmosferimizi oluşturuyor. Oysaki Umberto Arte ile Sanat kitabı öyle mi? Umberto Arte'nin atmosferinde Van Gogh'un yaşayan canlı çizgileri, Leonardo da Vinci'nin sürekli aradığı kusursuzluk ve tamamlanma hissi, Caravaggio'nun ışık ve gölge ressamcılığını başlatması, Rembrandt'in kutsal metinleri ışık ve gölge ressamcılığıyla resmetme başarısı, Dadaistlerin sanat karşıtlığı, Klimt'in kadın bedenini yüceltmesi ve erkeği kompozisyon dışı bırakması, Holbein, Picasso, Bosch ve nice kaliteli sanatçının düşünceleri var. Hele ki bu kitap sayesinde bir isim keşfettim, onun adı Käthe Kollwitz. Yani şu linkteki tabloya sadece bir bakar mısınız? uploads5.wikiart.org/images/kathe-kollwi...!Large.jpg Elinde sakladığı ekmeği bir çocuğuna gizlice yediren, diğer çocuğunun acılı bakışlarına maruz kalan bir anne bu. Dünyanın acılarına kayıtsız kalamayan, o kayıtsız kalamayışı renksiz bir şekilde ve diğer resimlerinde görebileceğiniz üzere savaş karşıtlığıyla da resmeden muazzam bir kadın ressam keşfetmiş oldum. Ayrıca bu resmi Borchert'ın Ekmek öyküsüyle de bağdaştırdığımı söyleyebilirim. Bizim bu tür olaylara karşı pek empati yapabileceğimizi düşünmüyorum, zira onlarca yıllık hayatımda ekmeksiz ve aç kaldığım 1 gün bile hatırlamıyorum. O yüzden ne Kollwitz'i ne de Borchert'ı tam anlamıyla içselleştirip onların dediklerine empati kurabileceğimi hiç sanmıyorum. Aslında bazen sanatı ben de eleştiririm. Hatta dadaist yaklaştığım zamanlar bile olur. Berger'in Görme Biçimleri kitabında dediği gibi, nü kadın resimlerinin tamamen o zamanki iş adamlarının o tür tablolar altında kadınları ne kadar ezdiklerini kanıtlamaları açısından yapıldığını öğrendiğimde bu yaklaşımım daha da güçlendi. Tablolar o kadar inanılmaz fiyatlara satılıyor ki, o milyonlarca liranın çok küçük bir yüzdesinin bile bende olmasını istediğim düşünceler içerisine girebiliyorum. Zira biliyorum ki, o kıçı kırık kayıtsız hayatların yansıtıldığı ve milyonlarca liraya satılan tablolardansa, kendimin hedefleri doğrultusunca oluşturabileceğim yüzlerce gülümseme tablosu var. Sanat galerilerinde sekülerlik denizi içerisinde boğulan ve sanatı tamamen satın alma güdüsüyle metalaştırıp içindeki duyguyu yok eden bütün düşüncelerin dadaistiyim. Mesleğim sanatçılık demiştim, evet. Mimarlık, insanların etrafındaki mekanları ve boşlukları tasarlayabilmesi bakımından bilim, matematik, sanat, felsefe, psikoloji ve bunun gibi pek çok alandan beslenen, yaşam kalitesini artırmak için savaşan bir hayat biçimidir diye tanımlanır derslerde. Peki, gerçek hayatta öyle mi? Kendisine sanatçıyım diyen mimarların şantiyelerdeki işçileri hor görmesi, aşağılaması ve onlara üstten bakması, esas sanatçılar olan ressamların ve sanat tarihi mezunlarının çoğunun ülkede işsiz kalıp sanatlarını icra edememesi ve hiçbir şekilde değer görmemesi, yatay ve yeşil dostu bir mimari anlayıştansa tamamen birilerinin cebini doldurmaya dayanan beton dostu ve siyasi bir rant mimarisi varken ülkemizde neyin sanatından bahsedebiliriz ki? Oysaki hepimiz sanat eserleriyiz, hepimiz bir mimari eserin farklı zamanlarda farklı üsluplarca tasarlanmış versiyonları gibiyiz. Her yaşımızda farklı düşünceler içerisine girip bambaşka kişiliklere sahip oluyoruz. Gereken değeri lütfen gerektiği zamanda verin, bu kitapta da anlatıldığı gibi büyük sanatçılar çok genç yaşlarda ölmüşler ve neredeyse hiçbirine yaşarken değer verilmemiş. Dünya, iz bırakmak isteyen insanları sevmiyor. İz bırakmakla uzaktan yakından alakası olmayan, aptallık ve yeteneksizlikle harmanlanan insanların bu kadar değer gördüğü bir zamanın ruhunda, Rembrandt'ın, Van Gogh'un ya da Modigliani gibi sanatçıların ve Oğuz Atay, Robert Musil gibi edebiyat sanatçılarının yaşarken değer görmemeleri ne kadar da bir ağız dolusu küfürlük! Kitaba 8 puan veriyorum çünkü kitap içerisinde pek çok yazım yanlışı vardı, bunları da yayınevine bildirdim zaten. Bunun dışında Hızır Teppeev, Halil Paşa, Osman Hamdi Bey, İbrahim Çallı, Sami Yetik gibi muhteşem ressamların da kitapta olmasını isterdim. Umarım kitabın devamı ve başka tarzlar, ressamlar içeren hali de gelir. Tabii yukarıdaki iğneleyici laflarımdan hiçbiri bu kitabın yazarı olan Umberto Arte'ye değil. Selam olsun, değer görmemiş ve anlaşılamamış sanatçıları böylesine değerli bir çalışmayla bize aşılamaya çalışan büyük Twitter hesabı Umberto Arte'ye.
Umberto Arte ile Sanat
8.9/10
· 454 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
6
111
Fatma Ay
Umberto Arte ile Sanat'ı inceledi.
424 syf.
·
10/10 puan
Yazar internet ortamında birikmiş yalan yanlış bilgilendiren arındırarak sanat eserlerini inanılmaz şekilde eğlenceli işlemiş, severek okuduğum bir kitaptı. Herkesin kitaplığında, hatta masasında arada kafasına esip bir tabloya uzun uzun bakarak sanatçıların aklına, yaratıcılığına, yeteneklerine hayran kalması için bulunması gerekiyor.. Müzikten sinemaya oradan mitolojiye başka bir yerden romanlara uzanarak gerçekten de "sohbet edermişçesine" sanat zevki sunmasını çok beğendim.
Umberto Arte ile Sanat
8.9/10
· 454 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
8