Gönderi

İnsancıklar
10/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2021 40. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 15 Şubat 2021 21:32
“Bir ayrılık, bir yoksulluk, bir ölüm” Kitabın bana çağrıştırdığı sözlerden birisi bu. Yine çok beğendiğim için inceleme yazmadan duramayacağım bir kitap okudum. “İnsancıklar” Fyodor Dostoyevski’nin 25 yaşında yazdığı ilk romanı. Şimdi aynı yaştayım ve düşünüyorum ki yoksulluğu, aşkı bu kadar olgunlukla içselleştirebilmesi neredeyse imkansıza yakın gözükse de, O yapmış, gerçekten bir “deha”. Kitap, Makar Devuşkin ile Varvara Alekseyevna’nın birbirlerine yazdıkları mektuplardan oluşuyor. Bu mektuplarda yoksulluğu ve etkilerini çok net bir şekilde görüyoruz. Kıyafetlerini bile satmak zorunda kalan insanların, türlü zorbalıklara maruz kalmalarına rağmen onurlarından vazgeçmemeleri hayranlık uyandırıcı. Hatta öyle ki Devuşkin, cebindeki son parayı bile ihtiyacı olan birine verebiliyor. Aşk ise büyük bir aşk, her aşk gibi içinde hem mutluluk hem derin melankoli taşıyan, insanı iyimserlikten, birden karamsarlığa sürükleyebilecek, psikolojik tahlillerle daha da yüceltilmiş bir aşk. Uzun betimlemeler zaten Dostoyevski romanlarının olmazsa olmazı; ama öyle güzeller ki, anlattığı yerleri gözünüzde canlandırabiliyor, sanki oralarda bir gezintiye çıkıyor gibi hissedebiliyorsunuz. İncelememi kitapta hayran kaldığım bir alıntıyla bitireyim: “Neden her şey böyle oluyor, iyi bir insan karanlıkta kalıyor, bir başkasınaysa mutluluk kendiliğinden geliyor? Biliyorum, biliyorum, canım, böyle düşünmek iyi değil, serbest fikircilik bu; ama içtenlikle, hakikat adına, neden bazıları için kader, yavrusu daha annesinin karnındayken mutluluk müjdesi verir; ama bir başkası yetimhaneden çıkıp doğruca sokaklara düşer?” Okuyalım, okutalım!
Edebiyat
İnsancıklarFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 201876,8bin okunma
·
31 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.