ilk olarak lisede okuduğum kitaptı. Bir kaç gün içinde okuyup bitirmiş, inanılmaz etkilenmiştim. Şimdi ise 20 yaşıma basmama aylar kalmışken tekrar okumak istedim.
Maria'ya çıkan yollar zihin haritasından bir bir silinince usul usul kendi cehenneminde yanıyor Raif efendi. Cehennem diyorum; çünkü sevmediği bir kadınla evlenmiş, mutlu olmadığı bir yuvanın içinde çırpına çırpına kanatlarını aşındırmış, bir gün uçacağı inancıyla gökyüzünün hayalini kurmuştur. Her hikâye mutlu sonla bitmez ya... En azından hayatında karşılaşabileceği en güzel hayaliyle birkaç ay da olsa birlikte yaşamış oluyor, hep hasretlik çekenleri düşününce bu bir teselli geliyor insana. Sonlara doğru şu cümleler de kitabı özetliyor ; "sen bana dünyada başka türlü bir hayatın da mevcut olduğunu, benim de bir ruhum olduğunu öğrettin,bana yaşamak imkânı verdiğin birkaç ay için sana teşekkür ederim"
Bir insan mutsuz da yaşayabilir, ancak olur da mutluluğun mümkün olduğunu keşfederse bir kere, bundan gayrı dönüş yoktur. Ya o fırsatın değerini bilir mutlu yaşar ya da kaçan fırsat felaketi olur, yaşamak değil beklemektir artık o. ömrünün biteceği günü beklemek...