Werther'in içinde bulunduğu durumu rahmetli Kazım Koyuncu bir tek cümleyle özetlemiş aslında.
"Elun nişanlisina, ben nasıl deyim hayde."
Goethe ise bizi girişte şöyle karşılıyor:
"Ey güzel insan, sen de onun gibi bir tutkunun esiriysen, onun acıları sana avuntu olsun, eğer yazgından veya kendi hatandan dolayı bir arkadaş bulamıyorsan, bu küçük kitap dostun olsun."
Werther'in acıları, kimine göre etik bulduğu değerleri düşünerek önemsiz gelebilirken kimine göre de son derece kutsal gözükebiliyor. Bu iki uç noktaya değinmek yerine, Werther'in yani onu bize anlatan Goethe'nin bu duyguları ifade edişi üzerine konuşmak gerek. Zaman zaman Werther; düşüncelerini, acılarını, hislerini tarif ederken kelimelerin kifayetsiz kalışından şikayetçi iken ben bu kifayetsiz halinin bile hissettirdiği duyguyla şaşırdım kitabı okurken.
Karakterleri betimlemelerle değil de duygu ve düşünceleriyle tanıtmış olsa da zihnimizde kanlı canlı halleri eşlik ediyor her satırda.
Hem Goethe'yi hem Werther'i tanıyacağanız bu eser size zamanının ötesinde bir kitap olduğunu gösterecek.
Keyifli okumalar.
kitabseray