Puan vermedi·708 syf.····Okunma: 17 Şubat 2021 14:32 Homeros’un İlyada ve Odysseia destanları, (bu destanları asıl kimin yazdığı bilinmemekle beraber varsayım ve araştırmalar neticesinde ortaya konulmuştur. Günümüze kadar başka kalemlerden geçerek mi geldi ne oldu bilinmez) MÖ. 9. Yüzyılda kaleme alındığı düşünülmektedir. İlyada, kelime olarak “ilyona şiirler” olarak adlandırılmıştır. Aynı zamanda günümüzdeki Troya bölgesidir. İlyada destanı, Antik Yunan destanı Troya Savaşı’nın son 51 gününün anlatıldığı destandır. Bu destan 24 bölümden oluşmakla birlikte şiirsel olarak kaleme alınmıştır. (Okurken oldukça yavaş okunulması gereken eserlerden biridir.) Yani epik bir şiirdir. Bunun yanısıra Batı edebiyatının ilk büyük/önemli eserlerinden biridir. Peki Homeros kimdir derseniz, bununla ilgili bir şey söylemek mümkün değil. Sadece gözlerinin görmediğini biliyoruz. Hayatıyla ilgili net bir açıklama mevzubahis değil. İlk etapta destanı okumaya başlarken ilk okuyanlar için oldukça zorlu bir süreç olacaktır. Lütfen bu tür eserlere merakı olan, okumayı çok seven kitap dostlarınızla okuyunuz. Keza ben tek başıma okuyamazdım, aldığım gibi kitabı geri bırakırdım. Bu konuda çok şanslı olduğumu düşünüyorum. Hatice abla bu konuda bana çok yardımcı oldu. Hemen hemen her gece kitap üzerinden konuştuk, fikirlerimizi söyledik..
Gelelim destanın içeriğine. Destanın içeriğini uzun uzun anlatmak, araştırdıklarımı sizlere sunmak inanın çok isterdim. Gelin görün ki eseri okurken, araştırırken bayaaa yoruldum. Onun için detaya girmeden üstünkörü anlatmak istiyorum. Hem YouTube veya 1000 kitap uygulamasından da İlyada ile ilgili muhteşem yorumlara şahit olacaksınız,takip ederseniz sizin için daha faydalı olur. Şöyle bir genel olarak anlatmak gerekirse; Truva Kralı Priam’ın oğlu Paris’in, Helen’i kaçırması ile savaş başlar. (Aslında bundan önce de Paris’in hayatı ile ilgili önemli bir konu var. Onu anlatmak da uzun sürer, onun için geçiyorum.) Bu savaşta sizinde bildiğiniz üzere iki taraf olur: Truvalılar ve Akhalar. Uzun süren yıllar boyunca savaş yaparlar. Kan akıtıp, can alırlar. Hatta Doğu-Batı savaşlarının temelleri bu dönemde atılır. Bunun yanı sıra cesur yürekli Agamemnon ve öfkesini bir türlü yenemeyen Akhilleus gibi karakterler de vardır. Bu destanda çeşitli tanrıların olduğu, en büyük Tanrı olarak ilan ettikleri Zeus var. Zeus’u ilk etapta iyilerin yanında zannetsem de sonradan anlaşıldığı gibi kötülerin yani Truvalıların yanında yer alıyor. Truva savaşçılarından Hektor, bu savaş uğruna çok çabalıyor ve Akhilleus tarafından destanın sonunda öldürülüyor. (Ekranı kaydırdığınızda göreceksiniz) Tam bir Truva savaşçısıdır. Esere adapte olduktan bir süre sonra sizi ihtiva edecektir. Merak içerisinde okuyup notunuzu sağlam alacağınız bir eser.