Puan vermedi·256 syf.··Beğendi
···Okunma: 12 Şubat 2021 18:47 Antikacı- Bahadır Yenişehirlioğlu
Ruha dokunan bir iç hesaplaşma romanı olan Antikacı, yazarın okuduğum ilk eseri.
Şiddet sizce genetik midir ya da bulaşıcı mıdır? Diye sormadan edemedim.
Romanın kahramanı Antikacı Cemil Bey, babasından gördüğü gibi bir baba. Aslında değil , ben bu olmamaliyim diyor içten içe, sürekli bir kaçış içinde... Neyden kaçıyor, kimden kaçıyor eserin sonunda belli oluyor
Romanın başlangıcında olayları anlamaya çalışıyorsunuz, ilerleyen kısımlarda rayına oturuyor her şey.
Oğlu Tuğrul'un senaryo bölümleri biraz ilgisiz kalmış gibi roman ile ama ayrı bir hava katmış tabiki.
Severek evlendiği eşine dahi şiddet uygulamış, çocuğuna ilgili bir baba olmamış sonrasında çok pişman olmuş bir karakter Cemil Bey..
Ama bazen ne yaparsınız yapın, her şey için geç kalmışsınızdır.
Hayat bazen herkese ikinci bir şansı vermez.
Gitmek istersiniz ama nereye? Nereye giderseniz gidin vardığınız yer içinizdir.
Bir gece ansızın gelen meçhul adam sayesinde iç benliğine dönüyor, huzura kavuşuyor, oğlu ile aradaki buzları eritiyor Cemil Bey..
Vicdan mahkemesinde kendisini sorgulayan karakter ile güzel bir akışı olan roman olmuş yüreğine sağlık kıymetli yazarımızın diğer eserleri de sırada
Altını çizdiğim pek çok satır oldu:
"Oysa geleceğine şekil veren asıl güç kendi içindeydi. Gerçek ve köklü değişim, gerçek bir bilinç aydınlanması ile mümkündü. S.30.
Sevdiğimiz ne varsa rüzgarın önündeki kuru bir yaprak gibi uçup gitmiyor mu? S.60.
Hayatın kendi hâlet-i rûhiyesiyle perdelediği bir şey değil gerçeklik. Tam tersine gerçeklik, bizim onu sarıp sarmaladığımız önyargılar, çocuklukta şahit olduklarımız, alışkanlıklar, katıksız saplantılarla, olduğunun çok daha ötesine savruluyor." S.108.
.