·272 syf.··Beğendi
···Okunma: 18 Şubat 2021 01:30 Başlarında klasik bir gündelik hayat okuyacağımı sanıyordum oysa ki insanların gündelik hayatlarında arka planda kalmak zorunda olan durumlar ve hisleri okudum.
Ömer'i daha ilk satırlarda çok sevdim ancak Macide'nin Ömer hakkındaki görüşleri ile benimkiler de Macide'ye ayak uydurmaya başladı. Ömer'in konuşmaları ve davranışları oldukça hoşuma gidiyordu. Belirli bir yerden sonra Macide gibi düşünmeyi bırakıp Ömer'i sadece bir karakter değil, karşımda olan biriymiş gibi düşündüm.
Edebi yönden de fazlasıyla güçlü olduğundan emin olduğum bu eserden beklentim nedense başta pek de yüksek sayılmazdı ancak bahsi geçen konular ve anlatım biçimleri beni kendisine bağladı. Bunların yanı sıra her bir karakteri bu kadar iyi yansıtmış ve onları anlamayı sağlamış çok az eser gördüm.
Nihat ile Ömer'in bu kadar uyumsuz olmalarına rağmen arkadaş olabilmeleri ve fikir çatışmalarının anlayışlı bir dil ile yapılması veya olayların hisleri yansıtması çok güzeldi.
Elimde olmadan belki de hiç ağlanmayacak yerlerde ağladığım ve üzüldüğüm bu kitap sanıyorum ki fikirlerinden emin olmayan ve kafası karışık birçok kişiden parçalar taşıyor. Her görüşün kafası karışık halleri toplanmış ve doğruyu arıyorlarmış gibiydi bazı kısımlarda.
Baştan sona olmasa bile son kısımlarını tekrar tekrar okuyacağımdan şüphe duymayacağım kadar güzel ve anlamlıydı. Anlam arıyışı ve kaygısı için destekçi görevi görebileceğini düşündüğüm bu kitap hakkında söylenecek onlarca söz var ancak "... daha yazacak birçok şeyler aklıma geliyor... Ne faydası var?.. Oturup saatlerce konuşsak gene bitecek gibi değil... "