·112 syf.····Okunma: 19 Şubat 2021 00:17 Dokuzuncu Hariciye Koğuşu.. otobiyografik bir kitap...biraz bahsetmek istiyorum kitaptan..Kitap,15 yaşındaki bir gencin kemik veremi hastalığa yakalanması sonucu hayata tutunma çabasını anlatır.Kısaca özetleyecek olursam;15 yaşında bir çocuk, küçük yaşlardan itibaren dizinde bulunan ve henüz tam olarak teşhis edilemeyen bir hastalığın pençesindedir. Bu hastalıktan dolayı da oldukça fazla sıkıntı çekmektedir. Akranları sürekli olarak oyun oynarken onun hayatının büyük çoğunluğu hastanelerde geçmektedir. Yapılan son doktor kontrollerinden sonra çocuğun dizindeki hastalığın bir kemik veremi olduğu kanısına varılmıştır. Bu hastalık oldukça zor bir hastalık olduğundan dolayı, sonunda bacağından dahi olabilmektedir.Hastalığın tedavisi olarak doktorlar, iyi beslenmenin, stresten uzak bir yaşam sürmenin önemli olduğunu söyler. Çocuk hastaneden çıktıktan sonra bu kötü haberi annesine nasıl vereceğini düşünür. Eve dahi gitmek istemez ve oldukça üzgündür. Fakat başka da gidecek bir yeri bulunmamaktadır. Eve gider fakat bu sefer de annesine hiçbir türlü bütün bu olanları anlatamaz. Doktorların söylemiş olduğu rahat yaşam sürmesi gerektiği, çocuk için tamamen terstir. Çünkü ailesinin maddi durumu oldukça kötüdür. Bundan dolayı çocuğun çalışması gerekmektedir.Erenköy'de bulunan uzaktan akrabası çocuğun hastalığını öğrenir ve yanına köşke alır. Paşanın yanında çalışan çocuk köşkte ise paşanın kızı olan Nüzhet'e aşık olur. Bu aşk karşılıksız değildir. Nüzhet'te çocuktan etkilenir. Fakat Nüzhet'i başka biri istemektedir. Dr. Ragıp Paşa'ya kızına talip olduğunu söyler. Fakat Ragıp tam 35 yaşındadır. Bundan dolayı ailesi kızı verip vermeme konusunda kararsız kalmıştır. Paşa kesinlikle kızının bu doktorla evlenmesini istemez fakat paşanın eşi de tersi bir şekilde evlenmesi gerektiğini düşünür.Paşa'nın karısı Nüzhet ile çocuğun birbirini sevdiğini görür. Kızını çocuktan ayırmak için ise çocuğa yalan söyler. Kızının aslında bulaşıcı bir mikrobik hastalık olduğunu bundan dolayı kendisinin de eğer hasta olmasını istemiyorsa kızından uzak durması gerektiğini söylemiştir. Çocuk bunu duyduktan sonra o gece köşkten ayrılmak ister. Fakat o anda da çocuğun annesi köşke gelir. Bundan dolayı köşkten ayrılma düşüncesi 1 hafta uzar. Tam o anda da doktor Ragıp'ın ailesi köşke gelir.Hızla geçen günlerden sonra nihayet evine dönen çocuğun ağrıları gün geçtikçe arttığından annesi onu fakülteye götürür. Operatör ona durumun ciddiyetini hatırlatır ve yerinden bile kıpırdamamasını ister. Evi birden kalabalıklaşan çocuğun yakınları onu teselli etmeye çalışır. Tekrar fakülteye gittiğinde operatör bacağın kesilmesi gerektiğini söyler fakat buna razı olmayan çocuk birden bayılıverir. Bundan etkilenen operatör kasaplardan farkı olmaları gerektiğini söyleyip çocuğa, üç aylık bir sürede bacağını kurtarmak için hastahanede kalması gerektiğini söyler.Çocuk bunu kabul etmek zorunda kalır ve Dokuzuncu Hariciye Koğuşuna yatırılır. Burası ona hapishane gibi gelir ve ilk gecesi olaylı biter. Bu korkuya dayanamaz ve bütün gücüyle bağırıp çağırır. Zor geçen günlerin sonunda ameliyat günü gelir. Ameliyatı bitince yedinci pansumanda doktor bacağın kurtulduğun ancak yer basamayacağını söyler.Daha sonra da Nüzhet’ ten gelen karttan Paşanın hastalandığını Nüzhet’ in de doktor Ragıp’ la nikahlanacağını öğrenir. Acılar içinde geçen günlerin sonunda annesi doktor Mithat ve arkadaşı onu hastahaneden taburcu olur.Çerez bir kitaptı.Okumanızı tavsiye ederim.Ben gayet beğendim.