·300 syf.····Okunma: 19 Şubat 2021 13:21 Okuduğum ilk Nihan Kaya kitabıydı ve kitabı çize çize, yanına notlar ala ala okudum. Kitabı bitirdiğimde iyi ki okumuşum dedim. Bu platformdaki diğer incelemeleri de okudum. Evet sivri bir dili var. Evet Alice Miller'a ve alıntılarına fazlaca yer vermiş fakat bunun açıklamasını en baştan ithaf bölümünde yapıyor. Bu sebeple böyle olması beni şaşırtmadı ya da rahatsız etmedi.
Yazarımızın söyledikleri geleneksel yapıda yetişen, hala o yapıyla çocuk yetiştirmeye devam eden hemen herkesi az ya da çok rahatsız edecektir. Rahatsız etsin ki değişim başlasın değil mi? Zira rahatımız yerindeyse bir yerde o yeri terk etmek, konfor alanımızdan çıkmak çok da mümkün olmuyor.
Kitabı -adından dolayı- alıp okumak ayrı bir cesaret istiyor, eleştirileri kabul edip hareketlerimize yansıtmak ise apayrı bir cesaret istiyor.
Bize öğretilen ve iliklerimize kadar hissettiğimiz o kadar safsata var ki biz bunların yanlış olduğunu iç konuşmalarımızda kendimize dahi ifade ederken " Biri benim bunu düşündüğümü duysa bana ne der acaba, kesin ayıplar" diye utanmaktan kendimizi alamıyoruz. Bu kafada olan ben de bazı yerlerin altını çizerken kendimi günaha giriyormuş gibi hissettim.
Kitap sert söylemleri barındırsa da “Evet, ben anneyim, hata yapabilirim, hatta birçok kez hata yaptım, kabul ediyorum.” deyince çocuğunuzun sizi affetmeye hazır olduğu hafifliğini veriyor. Hatta annesine zaman zaman öfke duymanın, karşı çıkmanın, ona kırılmanın da hemen her çocuğun verebileceği doğal tepkiler olduğu hafifliğini de veriyor. Çünkü birçoğumuz kırgınlık hissederiz ve bu kırgınlıkların altında zaten eziliyorken bir de vicdanımız bizi törpüler “Bunları hissediyorsan iyi evlat değilsin” diye.
Doğruya doğru anneler de insandır, hata yapar. Annelik annenin yaptığı hatayı meşrulaştıramaz.
İş bu hataları kabul edebilmekte!
Beni genel olarak çocuğum için ve diğer çocuklara bakışım için çok etkiledi, umarım bu etki uzun sürer. Okudukça rahatladım, iyileştim. Ağır ağır, içime sindire sindire okusam da çok çabuk bitirdim.
Uzun süre susuz kalmış ve bir anda su bulmuş gibi “içtim” kitabı
Yana yana, kana kana…
Kalemine sağlık Nihan KAYA