Gönderi

9/10
·520 syf.··
Beğendi
·
2021 4. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2021 14:00
Toz olmaktansa küle dönmeyi tercih ederim. Olduğu yerde kalan mıymıntı bir gezegen olmaktansa, bütün atomları alev alev yanan bir göktaşı olmak isterim. Jack London ....... işte yazarımızın hayat felsefesini anlatan o mükemmel eserleri bizimle kavuşturan, eserlerin ilhamı olan sihirli sözcükleri... Bazı kitaplar vardır, bitince öyle kalakalırsınız, ne başka bir kitap alabilirsiniz elinize ne de etkisinden çıkabilirsiniz. Yarattığı boşlukta, virane bir şekilde dönüp durursunuz. İşte bu o kitaplardan biri. Bireyin mücadelesini tutkulu bir şekilde yazan, bireyin asla pes etmediği, ruhun sınırsızlığını gösteren, hayatı, dünyada yaşadığını en derinden hissettiren bir anlam arayışı romanı. Yarı otobiyagrafik bir roman. Okurken cümleleri size haykırıyor. Kahramanın size verdiği cesaretle onu ordan alıp kurtarmak isteteceksiniz. Martin Eden gemici jargonunu kullanan İngilizceyi bile doğru dürüst kullanamayan bir denizci. Daha önce eline hiç kitap almamış, eğitimsiz fakat çok güçlü ruhlu bir kahraman. Bir gün sokakta burjuva sınıfından birinin hayatını kurtardığı için bir eve yemeğe davet ediliyor ve işte jer şey o evde başlıyor. O evde yetişen eğitimli olan Ruth adlı kıza aşık oluyor ve onunla daha çok vakit geçirmek, o eve daha sıkı girip çıkmak için daha önce ihtiyacını hiç hissetmediği kitapları kendine yoldaş ediniyor. Bunun yanında çeşitli işlerde çalışıp günü gününe para kazanıp fiziksel ihtiyaçlarını da karşılamaya çalışıyor. Çok az yatıp günün geri kalanıyla sürekli kitap okuyup kültürel seviyesini ilerletmek için elinden gelen her işi yapıyor. Ruth Martin'in içindeki o gücü ortaya çıkarıyor. Okuma serüveninden sonra yazı yazmaya başlıyor ve yazdıklarını sürekli hiç pes etmeden dergilere gönderip Ruth'la paylaşıyor. Lakin Ruth ağzında kelimeleri sürekli geveleyip onun sigortalı bir işte çalışmasını dile geriyor olsa da Martin asla oralı olmayıp yazmaya ve göndermeye devam ediyor. Bir gün Ruth ondan ayrılıp ayrılığını mektupla ona bildiriyor. Martin bu ayrılıktan sarsılsada tam o sırada bütün yazdığı eserler basılıyor ve çok hızlı bir şekilde hayal ettiğinden daha fazla para kazanıp o burjuva sınıfına dahil oluveriyor. Herkes onu parmakla göstermeye başlıyor. Ruth ise pişman olup ona geri dönmek istiyor. Fakat Martin asla bunu kabul etmeyip kızı reddediyor. (Bu bana Aşık Veysel'i terk eden karısını hatırlattı. Güzelliğin beş para etmez bendeki bu aşk olmasa :) Martin etrafındaki herkesin hayaline kavuşacak kadar onlara para dağıtıyor. Ama ne yaparsa yapsın eskisi gibi hiçbir şeye hevesi kalmıyor. Aristokrat sınıflar tok olan karnının üstüne onu sürekli yemeklere davet ederken açken neredeydiniz diye bağırıp haykırıyor. Parası yokken çalıştığı çamaşırhanede insanı çok çalıştırıp onu hayvanlaştıran kapitalizme karşı haykırıyor. Romanın son kısmında tamamen bir anlam arayışı üstünde durulmuş, insanların makam mevki peşinden giderken hayatı yaşamayıp robotlaştırıldığı, sırf "" desinler"" diye insanların mutsuzluk peşinde koştuğu olaylara yer verilmiştir. Martin Eden mükemmel üstü bir roman. Bireyin mücadelisini sonuna kadar size hissettiren, yeterrrrr diye bağırıp kahramanı kitaptan çekip kurtarmak isteyeceğiniz, insan ruhunun sınırsızlığını gösteren, ve en son paragrafında sizi somut gerçek bir şekilde nefessiz bırakacak eşsiz muhteşem bir eser. Mutlaka okuyun okutturun. Bizi esir kalan ruhumuzu bağlayan her şeye inat aşkın, hayatın ve beden sağlığımızın mükemmel olsa bile ruhumuzu hasta eden bütün insanlara haykırmanın, hayattaki her şeyin geçici olduğunun gözümüzün içine sokan bir roman. Ve son bir şey daha.... Size inanan insanların siz de her zaman yanında olun. Sizi eşya yerine koyan duygularınızı yok sayan sizi ruhunuzu içten kemiren sizi hasta eden, narsist insanlardan uzak durun. Çünkü o bastırdığınız duygular bir gün hortalayıp SİZİ NEFESSİZ BIRAKACAK!!!
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025134,7bin okunma
··
86 Gösterim
2 Yorum
Zeynep
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim
Dünya ve yaşantı her zaman Ruth ve Martin'ler yaratmak için çabalıyor. Kişiler, ülkeler, cinsiyetler değişiyor ama olaylar ve sonuçlar hep aynı "Hevessiz Hayatlar". Güzel inceleme,,,
Zeynep
Gönderi Sahibi
Yorumunuz harika 👏Mihayloviç; insanın hür iradesinin olduğunu da söyler. Seçimin bu dünyadaki zor tercihlerden biri olduğunu bildiği için yolda olup olmamayı bize bırakır. Çünkü bahçivanda çimleri biçen kişi de aynı işi yapar ama nedense hepimiz oraya baktığımızda bahçivanı hissederiz.
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.