·208 syf.····Okunma: 20 Şubat 2021 14:31 John Boyne༄ Çizgili Pijamalı Çocuk
✘Keşke okumasaydım... Öylesine üzgünüm ki.. İnsanın realist olamayacağı zamanlar vardır sanırım bu kitabı okurken duygularıma asla hakim olamadım.
✘Hitler döneminin ölüm kamplarını artık duymayan okumayan bilmeyen kalmamıştır sanırım.
Nazi Almanya'sında Berlin'de ailesi ve arkadaşlarıyla mutlu bir hayatı olan 9 yaşındaki Bruno, birgün eve geldiğinde taşınmak üzere olduklarını öğrenir. Bunu babasının işi sebebiyle yaptıklarını öğrendiğinde bile büyük bir isyan çıkarsa da otoriter ve sert yapılı babasına söz geçiremeyip ailesi ile out-with e doğru yola çıkarlar.
✘Geldikleri yer yeni evleri Bruno için korkunç derecede sıkıcı ve kötü bir yerdir. Uzun süre yeni evlerine aşılamayan Bruno eskiden beri keşif yapmayı sevdiği için mutsuz yaşantısını canlandırmak için yollara düşer. Gezileri sırasında daha önce kendi odasının camından bakıp gördüğü kamp alanına vardığında tel örgülerin arkasında çizgili pijama ve aynı kumaştan takke giyen Schumel adında bir çocukla tanışır ve Bruno artık günlerini yeni arkadaşı ile sohbetler ederek geçirir.
✘Schumel yaşadığı yerin kötülüğünün ve korkunçluğunun farkındadır. Vaktinden önce büyümek zorunda kalan tüm çocuklar gibi direnci kırılmış ve büyük dertlerle başa çıkmaya çalışmaktadır. Ancak Bruno kumandan diye seslenilen babasının baskısı altında büyük işkencelere maruz kalan arkadaşı ve diğerlerinin tel örgülerin diğer tarafında mutlu mesut bir kasabada yaşadığını düşünmeye devam edecek kadar çocuk kalabilmişti çünkü acının ne demek olduğunu bilmiyordu.
✘Bir yıla kadar out-with (auschwitz) de Schumel sayesinde mutlu bir şekilde yaşayan Bruno annesinin artık burada yaşamaya dayanamamasından dolayı Berlin e geri dönmek üzere yola çıkacağının haberini alır.
✘Schumel ile vedalaşmak için gider ve onunla kamplarına bir yolculuk yapmak için tellerin altından diğer tarafa yürümeye başlar...
➻Ve Bruno yu bir daha kimse göremeyecekti...
✘Öylesine acı öylesine üzücü ki aslında bir çocuk kitabı ama bir tarafım bu kitabı bir çocuğun asla okumaması gerektiğini söylerken diğer tarafımda günümüzde bile bombaların altında yürekleri korkudan patlayan çocuklar yaşar ve ölürken okumanın adı batsın diyor...
Daha önce auschwitz e gittiğim için oranın ne kadar korkunç ne kadar berbat bir yer olduğunu biliyorum. Hala yanık kokusunun olduğuna emin olabilirsiniz oranın toprağında. Ve en acısı da yürürken ayaklarımızın altında keyfe öldürülen binlerce insanın cesetinin varlığı...