Herkesin mutlaka bir yerlerde gördüğü, hakkında bir fikri olduğu ama belkide ağırlığını hiç bir zaman hissedemediği bir kitap. Hissedemediği diyorum çünkü bir fincan kahve ile beraber birbirine yakıştırdıgımız bir kitaptan daha fazlası. Bir kare fotoğraftan cok daha ötesi.
Yıllarca tüm sosyal medyada bir fotoğraf karesi olarak gördüğüm ve önyargı ile asla başlamadığım baslasam da ilk on sayfada rafa kaldırdığım bir kitaptı kendileri. Taki pandemi bizi fazlaca kitap okumaya sevk edene kadar. Elimdeki çoğu kitabi bitirip Kürk Mantolu Madonna'ya sıra gelice bir şans vermek istedim. Ask kitabi olduğunu biliyordum ama böyle derin bir ask olabileceğini asla tahmin edemedim.
Adı gibi merhametli, ince, sessiz bir adam olan Raif Efendi aslında hiçte sessiz sakin değil fırtınayı içinde o kadar güzel yaşıyor ki zamanin akışında kimse bunu hissetmiyor. Kalabalık evde herkese bir gölgeden ibaret olan Raif belkide yıllar önce yolları bir şekilde ayrılmak zorunda olan kadının yasını tutuyor.
Raif bizim bildiğimiz gibi ilk görüşte yada zamanla aşık olmuyor bir fotoğrafa aşık oluyor önce. O kadar çok aşık ki günlerce fotoğrafın önünde gözünü bile kırpmadan bekliyor. Hatta o kadar büyülenmiş ki fotoğrafın sahibi yanina geldiğinde aslında aşık olduğu kadının o olduğunu bilmiyor.
Çok fazla hikaye hakkında yorum yapmak istemiyorum. O kadar akıcı ve sürükleyici ki bittiğini hissetmiyorsunuz bile. Eminim herkesin kendinden birseyler bulabileceği bir kitap.
Eger benim gibi farklı yöndeki popülaritesi yüzünden önyargiliysaniz bu kitaba lütfen bir şans verin. Bir fincan kahveden daha fazlası.
Son olarak,Sabahattin Ali nasıl bir ruh hali ile yazdı bilmiyorum ama iyiki yazmış. Kısacık ömrüne o kadar güzel kitaplar sığdırmış ki iyi varsın güzel adam.