ÇIRACI ÖĞRETMEN
Vaktiyle Mevlânâ'nın arka sokaklarında bir delikanlı, okul harçlığını çıkarmak için kış aylarında çıra satıyormış. Günün birinde, el arabasına koyduğu çıraları satmaya giderken, yolda yaşlı bir teyzeye rastgelmiş. Teyze o kadar yaşlıymış ki iki elindeki bez torbaları taşımakta zorlanıyormuş. Delikanlı, teyzeye yardım etmek için tam yanına varmak üzereyken, teyzenin ayağı takılmış ve yere düşmüş, bez torbalarının içindeki termiyeler de yere dağılmış. Delikanlı ilk defa termiye gördüğü için ne olduklarına anlam verememiş ama teyze ağlamaya başlayınca, delikanlı koşar adım teyzenin yanına varıp teyzeyi ayağa kaldırmış. Teyze, "Bugünkü sermayem boşa gitti, ben ne yapacağım, evde de üç yetim var, onlara nasıl yiyecek alacağım?" diye ağlıyormuş.
Delikanlı, teyzenin hâline acımış, "Teyzeciğim, ben her gün el arabasıyla çıra satıp harçlığımı çıkarıyorum. Senin ürününü de arabama koyup satarım, bana yük olmaz, sattığım ürünün parasını da sana getiririm, sen yorulma bu yaşında! Bu sarı renkli şeyler de nedir?" demiş. Teyze de "Bu yemişe termiye denir. Acı bakla bitkisinden elde edilir. Torosların eteklerinde yetiştirilen acı bakla, köylüler tarafından zor şartlarda, çeşitli işlemlerden geçirilerek yenilebilir hâle getirilir. Genelde benim gibi dar gelirli insânlar da satar. Yenilmeden bir gün önce tuzlanırsa çayın yanında yemesi güzel olur." demiş.
Teyzeyi evine kadar götüren delikanlı, "Teyzem, bugünkü sermayen benden olsun. Sen, termiyeyi nereden alıyorsun? Adresini bana ver, alıp satayım, sana da sattığım ürünün parasını getiririm." demiş. Teyze, "Bir şartla tamam derim. 7 yaşındaki büyük torunum da seninle satış yapacak." demiş. Delikanlı, "Pekala teyzeciğim. Nasıl istersen öyle olsun." demiş.
Delikanlı, her sabah teyzenin büyük torunuyla beraber, termiyeyi toptancıdan alıyor, el arabasındaki çıraların yanına koyduğu termiyeleri sokak sokak dolaşıp satıyorlarmış. Hem kendi harçlığını çıkartıyor hem de teyze ve yetimlerin geçimini sağlıyormuş. Zamanla termiye satıcıları delikanlının satışından esinlenerek termiyelerin yanına çıra koyup satmaya başlamışlar.
Gel zaman git zaman, çıracı delikanlı, öğretmen olmuş ve bir köyde öğretmenlik yapmaya başlamış. Köyden büyük bir tarla satın almış. Tarlasında acı bakla yetiştirmeye başlamış. Yetiştirdiği ürünleri, geçimini çıra satarak sağlayan dar gelirli köylülere ücretsiz veriyor, onlara bir nebze olsun katkıda bulunuyormuş.