Anneannemin hikayeleri gibi dinledim kitabı. O eski; kimi yeri muğlak, hem çok gerçek, hem çok gerçekdışı; hikayelerin kekremsi tadı var. Yazar beni bir kızın ağladığında gözlerinden taş dökülmesi hikayesine duyacağım kuşkudan çekip aldı. Beni insanların bunu seyir merakı ile izlemesi, acımasızlaşması, susmasına duymam gereken hayrete itti. Ben bu kitapta yer yer suskun kalıp nefret etmediğim şeylerden dolayı kendimden nefret ettim. İnsanlığıma atılmış bir tokattır beni kör kuyularda.
Ümit Yaşar Oğuzcanın şiirini
ve Münir Nurettin Selçuk’un ses yorumunu kitaba eklemeli