Gönderi

Koleksiyoncu inceleme
9/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2021 9. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 25 Şubat 2021 02:19
Kitabın ilk başlarında olayı tasarlayan kişinin iç dünyasından sanki normal bir insan olduğunu ama normal insanlardan biraz farklı olduğunu anlayabiliyorsunuz ama ilerledikçe onun tam anlamıyla bir deli olduğunu görüyorsunuz. Onun kafası çok farklı ve her şey ona göre çok basit. Onun istediğinin olması gerekli olan bir şey. O bunun farkında değil bu apaçık. Çok önceden gördüğü bir kıza saplantı derecesinde bağlanmış ama onunla bir kez bile konuşmak zahmetinde bulunmamış. Sevmiyor bence o, istediği sahip olmak. Hayatı boyunca bildiği tek şey sahip olmak. Ama sahip olarak kazandığı hiçbir şey yok. Belki elinde ara sıra baktığı kelebek koleksiyonu. Onları da hem canından hem gerçek güzelliğinden ayırmıştı. Ona göre çok normaldi tabi bu. Kurban olan Miranda’ya gelince onun eğitimli ve kendini bilen biri olması, gerçek bir insan olması tüm kötülüklere karşı insanca bir tepki vermesi. Çok şey anlatıyor. Kitap çok hızlı ilerliyor. Miranda’nın olayları anlattığı bölüm biraz daha yavaş akıyor çünkü o düşüncelerini katıyor. İnsanlar, hayat, sanat hakkındaki düşüncelerini paylaşıyor. Her şeye rağmen umutlu olması ve ölüme bu kadar karşı koyması. Kitapta bir yandan normal insanlardan farklı bir insanın yaptıklarını görüyor ve insanlığın en iğrenç aşağılık halinin ve diğer yandan insanlığı hep daha iyiye götürecek olan düşünceleri olan bir insanın tutsaklığını görüyoruz. Tutsak olarak tutarken bir de tutsağının her istediğini yapmak utanmazca.. Hayatımızı tutsak olarak yaşayamayız. Hayallerimizi, göğe bakmamızı engelleyenleri ve bizleri tutsak tutmaya çalışanlara karşı öleceğimizi bilsek de nefret ve kinle bakacağımızı ve bu şekilde öleceğimizi hissettim. Çok güzel bir kitaptı. Okunması gereken en önemli eserlerden birisi bu. Kitaptan birkaç alıntı paylaşmak istiyorum ek olarak. ‘’Dürüstlüğü ve özgürlüğü ve eliaçıklığı seviyorum. Yaratmayı seviyorum; yapmayı seviyorum. Dolu dolu yaşamayı seviyorum; oturmayan, seyretmeyen, kopya çekmeyen ve yüreği ölmemiş olan her şeyi seviyorum.’’ Sayfa 231 ‘’Yoksulluk onları iyi niteliklere sahip olmaya ve para dışındaki şeylerle gurur duymaya zorlar. Ama servete konarlarsa. Parayı ne yapacaklarını bilemezler. Bütün eski erdemleri unuturlar, zaten onlar da gerçek erdemler değildir ya, neyse! Tek erdemin daha çok para kazanmak ve harcamak olduğunu düşünürler. Paranın hiçbir anlam ifade etmediği insanların var olduğunu akıllarının ucundan bile geçiremezler. En güzel şeylerin parayla ilişkisiz olduğunu.’’ Sayfa 233 ‘’Ama kendi eliyle almadığı, gözüyle görmediği her şeyden şüpheleniyor. Kendi yaşadığı ve gördüğü dünyadan başkasına inanmıyor. Hapiste olan asıl kendisi; iğrenç daracık şimdiki dünyasında.’’ Sayfa 236
KoleksiyoncuJohn Fowles · Ayrıntı Yayınları · 202410,9bin okunma
·
37 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.