9/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2021 29. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 25 Şubat 2021 15:04
Ülkemiz tam bir yanlış anlaşılmalar, konuyu saptırmalar ülkesi. Ha, bir de sansür. Üçünü bir araya getirirseniz de karşınızda hop, bu kitap beliriveriyor. İncelemeleri itinayla incelerken bir arkadaşımızın ifadesi gözüme çarptı: “Bu kitap bana göre değil.” Bu kitap zaten bize göre olacak bir kitap da değil, beklenti yanlış bir kere. Komfor alanımızı terk etmediğimiz için etrafımızdaki pek çok olaya seyirci kalıyor, avazımız çıktığı kadar susuyoruz. Halbuki yeri geldiğinde midemiz bulanmalı, kusmuğumuzda boğulana dek hayata lanet etmeli ve bu kitabın oluşmasına ilham kaynaklığı eden insanlığımızı hiddetle sorgulamalıyız. Öyle her gün haberlerde gördüğümüz, utanç verici bir şekilde alıştığımız taciz ve tecavüz haberlerini nasıl sindiriyorsak, mide ya bizdeki, bu kitaba da aynı şekilde burun kıvırmamalı. Okuyamıyorumculuk yaptığımız pek çok olay, burada da olduğu gibi, misliyle yaşanıyor ve yaşatılıyorsa, insanlığa olan borcumuzu ne şekilde ödüyorduk ki biz? Seyirci kalarak mı? Onu bile beceremiyoruz ya. Kararlıydım, tüm cesaretimi topladım ve hasta zihinlerin ta dibine inmeye karar vererek bu kitaba başladım. Kitap bir rahatsız edici insanlık ilişkileri derlemesi: ensest, tecavüz, cinayet... Toplumumuzun aynası ne varsa işte, bol keseden. Yanlış saymadıysam şayet dokuz hikayeden oluşuyor. Hikayelerin ilki olan Beton Bahçe, ilk okuyuşumda, ilk birkaç sayfa, ağır geldiği doğrudur. Sayfalar ilerledikçe pencereye gittim geldimse de bir şekilde bitirdim. Bir yandan lanet olsun dedim, bitsin istedim, bir yandan da yarım kaldığını hissettim. Önce babasız, sonrasında da annesiz kalan dört kardeşin algılarında zaman içerisinde ilerleyen bozulma, hayatlarının bir tür evcilik oyununa evrilmesi sonucu ailede değişen roller, baskıya dayanamayıp bir volkan gibi patlayan arzular ve kontrolsüzce ensestliğe sürükleniş çarpıcı bir biçimde anlatılmış. Bırakın çarpmayı, tokatladı geçti. “Ne güzel bir uykuydu, değil mi?” Devamını merak ettim, devamı yoktu. Devamı hayal gücümüz. Anlatamam ki, inceleme değil bu, serzeniş. Sonra Uzay Geometri vardı, hikayeler arasında en favorim olabilir. Kaptan Nicholls’ın ikonik penisi, bol bol teori ve yok olan Maisie. En az rahatsız edeniydi. Yazın Son Günü, Bir Dolap Adamla Konuşma ve Maskeler de okunmaya değer. Özellikle Maskeler, kitabın kapağını kapatmama kalmadan son tekmeyi vurdu bana, yığıldım kaldım, hain şey. Neyse işte, okudum bitti. Haydi geçmiş olsun.
Edebiyat
Beton Bahçe - İlk Aşk, Son AyinIan McEwan · Yapı Kredi Yayınları · 2020119 okunma
··
428 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Sitede dolaşırken kitabın profiline girdim ve incelemenize denk geldim. "bir arkadaşımızın ifadesi gözüme çarptı: 'bu kitap bana göre değil' " cümlesi dikkatimi çekti. Diğer incelemeleri de okudum ve böyle bir ifade bulamadım. Tabi, benim incelemem deki "ısınamadığım bir kitap oldu" ifadesi hariç. O ifadeye en yakın ifade benim ki. Alınganlık ettiğimi düşünüyor olabilirsiniz ama galiba bahsettiğiniz arkadaş ben oluyorum. Dolayısıyla görüşümü kısaca belirtmek isterim: kitaba ısınamamamın en büyük nedeni, yazarın sade diliydi. Yazar rahatsız edici bir atmosfer kullanmış ve bu şekilde hayatın trajedilerini ele almış ama bunu aktarış şekli başarılı değildi (bazı öyküler istisna). Ben bir roman okuma beklentisiyle almıştım bu kitabı ama roman ile birlikte pek çok öyküyü içinde barındıran bir kitap olduğunu sonradan anladım. Kitabı alıp okuyarak ve şu an bunları yazarken bile tattığım o rahatsız edici atmosferi hatırlayarak konfor alanımı terk ettiğimi düşünüyorum :D umarım sitem ettiğimi düşünmemişsinizdir. Ancak "bize göre olacak bir kitap değil" ifadesinde ki "biz" in içerisinde yer aldığımı düşünmüyorum, iyi günler.
Taşındım!
Gönderi Sahibi
Merhaba, bildirim gelmediği için çok geç görmüş bulundum yorumunuzu kusura bakmayın. “Bu kitap bana göre değil.” cümlesini birebir hatırlıyorum, ancak incelemenin kime ait olduğuyla ilgili en ufak bir tahminim bile yok zira kitap incelerken genellikle kendi fikrime davranırım ve takdir edersiniz ki hafızam o denli kuvvetli değil. Şimdi ben de baktım da… Sahiden mevzubahis “incelemeyi” ben de göremiyorum. Silinmiş olma ihtimali üzerinde duruyorum ve sizin incelemenizde de beni bu denli hiddetlendirecek bir nokta saptayamadım bu sebeple lütfen üzerinize alınmayın. İyi günler dilerim.