Puan vermedi·80 syf.··
2021 9. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 01 Mart 2021 01:14
‘Anlattım,oh be içim rahatladı ayol’ kitapları: 1.Satranç 2. Amok Koşucusu 3. Bir Kadının Yaşamından 24 Saat Okuduğum 3 Zweig kitabının toplu incelemesini aynı zamanda da karşılaştırmasını okumaktasınız :) 3 kitabın ortak olan ve beni çok sıkan noktası, hepsinde de esas olayın ‘birinin bir başkasına anlatması’ yoluyla okuyucuya sunulmuş olması. 3 kitapta da geçmişe gidip olanları anlatma, yaşanan pişmanlık, duygusal iniş çıkışlar, ruhsal bozukluklar, hastalık derecesindeki tutkular(saplantıya dönmüş mü demeliydim acaba?) anlatılıyor. Bu saydıklarımın hepsi çok güzel işlenmiş aslında kitaplara. Ama çerçevenin aynılığı beni darladı birazcık:) Tabi bu kitapların, özellikle Satranç’ın kötü olduğu anlamına gelmiyor. En çok Satranç’ı beğendim bu arada. Daha ilgi çekiciydi. İsmiyle dikkatimi çeken Amok Koşucusu’nu ise okuduktan sonra ‘isminden dolayı’ beğenmediklerim arasına koymam da şurada bir ironi olarak dursun mu? Dursun. Amok Koşucusu ifadesini kitaba nasıl etsem de sıkıştırsam, neresine yerleştirsem diye düşünüp, ‘şuralara bir yere serpeyim en azından, adını koyduk artık, insanlar ne alâka bu isim?’ demesinler diye iki üç sayfada bir ‘Amok Koşucusu’ ifadesini okuttu bize yazarımız. Bir Kadının Yaşamından 24 Saat (BKYYDS:) ) ise bana ‘Sen kendi kendine ne yaşadın ya C hanım?’ dedirtti. Amok Koşucusu ve BKYYDS’nin ortak yönü de ‘yardım’. Ancak ilkinde yardım edilmediği için, ikincide yardım edildiği için gelen bir son var. Bunların ne olduğunu tabi ki söylemeyeceğim :) 3 kitapta da derin ruhsal bozukluklara değinilmiş. Bir dakika ‘değinilmiş’ ne demek, kitapların hikayeleri bu bozukluklar sayesinde ortaya çıkmış:) Yine bana göre ortak olan noktaları ise, üçünde de kendilerini bir şekilde bastırmış, iç dünyalarındaki halleriyle yüzleşmekten hep kaçınmış, ateş çemberinin ortasında kalan ve oraya buraya bükülen cılız bir değnek misali ilk sarsıntıda yıkılmış kişiler... Güçlü değiller. Haa bunu önemsiyorlar mı? Hayır. Çünkü ‘olan oldu ben anlatayım kurtulayım’ kafasındalar. Komik olan kısmı ise, yaşadıkları anı anlatırken sanki dünya başlarına yıkıldı da bunlar altında kaldı gibi anlatmaları ama olaylar gerçekleşirken hallerinden de gayet memnun olmaları... İtiraflar, itiraflar, itiraflar... Son okuduğum kitaptaki kafayı, oluşturulmaya çalışılan algıları net bir şekilde beğenmediğimi söyleyebilirim. Paylaştığım alıntılara baktığınızda hangi algılardan söz ettiğimi anlarsınız zaten. Son olarak, Satranç kesinlikle efsane. Bunu inkar edemem ama diğerleri için aynı şeyi söyleyemem. Yazar hakkında yorum yapmam için okumam gereken birkaç kitap daha var. O şimdilik kalsın. Keyifli okumalar...
1000Kitap
Bir Kadının Yaşamından 24 SaatStefan Zweig · Yakamoz Yayınları · 2019151,1bin okunma
·
119 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.