Gönderi

‘antimilitarist’ bir kitap
10/10
·120 syf.··
2021 15. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 04 Mart 2021 23:32
1952 yılında “antimilitarist” olduğu gerekçesiyle Tercüme Bürosu tarafından geri çevrilen Behçet Necatigil’in çevirisini yaptığı bu kitap ancak De Yayınevi’nden 1962 yılında 64 sayfa olarak yayımlanıyor. Wolfgang sahne tekniğine uygun olarak yazmadığı için “hiçbir tiyatronun oynamak, hiçbir seyircinin görmek istemediği oyun” olarak tanımlıyor oyununu. Tekniğini bir kenara bırakırsak eser baştan sona sizi içine çeken bir yapıya sahip. Ben bile -birçok eserle bütünleşemeyen bir insan olarak- bu kitabı yazar sanki karşımda bana anlatıyormuş ya da oynuyormuş gibi bir hisse kapıldım. Birçok eserde yer verilen insanın hiçliği gerçeği ve o nihilistçe düşüncesi bütün eserde yer kaplayan bir durum. Ama sizi boğmayan bir şekilde sunuluyor önünüze. Beckmann 3 yıllık Sibirya’daki harp döneminden dönüyor ve geride bulduklarıyla karşılaşmasını okuyoruz. Kitabın bir noktasından sonra okuduklarımızın aslında hayatın her döneminde karşılaştığımız durum olduğunu anlıyoruz. Bu sadece harpten dönen bir insanın karşılaştığı hayal kırıklığı değil aslında bizim de hayatımızın her anında yaşayabileceğimiz, görebileceğimiz durumlar ve duygular. Kitabın sonlarında Beckmann’ın yerde bir ölü gibi yattığı ve bütün karakterlerin ona hiç gibi(tam olarak ölü gibi) davranmasını görüyoruz. Bu aslında o kadar yabancı olmadığımız bir durum ki hayatımızda ‘kapının dışında kalmamız’. Gerçekten her sayfada -kesinlikle üzüntüyle değil- çok etkilenerek okuyacağınız bir kitap. “Bir adam Almanya’ya geliyor! Evine geliyor, yatağında bir başkası. Bir kapı kapanıyor, adam kapının dışında. Bir adam Almanya’ya geliyor! Bir kıza rastlıyor, ama kızın kocası var, tek ayaklı; kızın kocası iniltiyle hep aynı ismi tekrarlıyor: Beckmann. Bir kapı kapanıyor, adam kapının dışında. Bir adam Almanya’ya geliyor! İnsanlar arıyor, ama bir binbaşı gülmekten kırılıyor. Bir kapı kapanıyor adam yine kapının dışında.” “Ve katil Beckmann, hem maktul hem de katil olmaya dayanamıyor artık. Dünyanın suratına haykırıyor: Ölüyorum! Sonra adam falanca yerde sokak ortasına seriliyor ve ölüyor. Eskiden sokaklarda sigara izmaritleri, portakal kabukları, kağıt parçaları olurdu; bugünse insanlar var, yerlere serilmiş, kimin umurunda!”
Hayat
Kapıların DışındaWolfgang Borchert · Can Yayınları · 20217,9bin okunma
·
9 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.