·112 syf.····Okunma: 07 Mart 2021 12:31 “Kaleci topun yuvarlanıp çizgiyi geçişine baktı...” cümlesiyle başlayıp bir futbol maçında kalecinin penaltı kurtarışıyla sonlanan novella, başkahramanımız eski kaleci Bloch’un başlangıç cümlesindeki gibi hayatında topu kalede görüşüne değinen metaforik bir içeriğe sahip. Ancak dur durak bilmeyen akışı ve hızlı geçişleriyle her ne kadar sayfa sayısı az da olsa okuması kolay olmayan bir kitap. Geçişler o kadar hızlı ki insan dikkatini sürdüremediği için o anki noktaya nasıl geldiğini hatırlamıyor. Üzerine bir de karakterin normal dışı halleri eklenince kitabı anlaması bir hayli zorlaşıyor.
Karakterimiz suç işlemesiyle beraber en ufak detaylardan, bir nesnenin duruşundan, herhangi bir insanın basit bir hareketinden anlam çıkarmaya başlıyor. Suçluluk psikolojisi onu ilk başta yabancılaşmaya ardından paranoid tepkilere sürüklüyor. Yersiz takıntılar ve her seferinde mutlaka uğradığı mekanlar az önce bahsettiğim hızlı geçişlerle bütünleşince de okuyucunun dikkatini sürdürmesi bir hayli zorlaşıyor.
Bu tür kitaplarda okuyucuyu kitabın bütün bu doğal dikkat dağıtıcı unsurlarına rağmen akışa bağlayan yegane kurtarıcı kaliteli bir çeviridir. Ancak kitabın çevirisi de maalesef okuyucunun akışı anlamasının önüne set çekiyor. Cümleleri akış haline uydurmak yerine çevirmen, sanki Google Çeviri kullanarak elde ettiği devrik cümleleri kullanmış gibi. Ayrıca günlük dilimize uygun kelimeler seçilebilirlerdi. “Hakem gecikmeleri verdi” yerine “Hakem uzatmaları verdi” yazmak ya da “ücret günü” yerine “maaş günü” yahut “aybaşı” tabirlerini kullanmak Türkçe bilen bir çevirmen için bu kadar zor olmamalı. Bir de üzerine dilimize artık oturmuş kelimeleri güya Türkçeleştirmeye çalışmak gibi “paratoner” yerine “şimşekçeker” kelimesini kullanması işi iyice komikleştiriyor, zira paratonerin dilimizdeki karşılığı yıldırımsavardır.
Nitekim bütün bu etkenler göz önünde bulundurulduğunda anlaşılması zor, ancak içinde belli bir kalite barındırdığını hissettiren, yalnızca bu kaliteyi okuyucuya hissettirmenin dışına pek fazla çıkamayan bir kitap ortaya çıkmış. Kullanılan kaleci metaforu gayet güzel. Çeviriyle çok daha manidar olabilecekken iyice zorlaşan bir eser.