·168 syf.··Beğendi
···Okunma: 07 Mart 2021 21:02 Yıllar yıllar önce Antik Mısır' daki arkadaşımla, beş yaşındaki ben aynı oyunları oynuyormuşuz meğer. Antik Roma' da çocukların saklambaç oynarken gözlerini yumduğu duvar, bizim mahallenin çocuklarının arkasına saklandığı duvarın aynısıymış.
Yaşlanmış halime buradan selamlar, sudoku ve çengel bulmaca çözdüğümü düşünüyorum. Ya da pişti de oynuyor olabilirim bilmiyorum.
Çocukların keyif almak için vaktini harcadığı, boş zaman aktivitesi olarak görülen oyunun aslında içinde neler neler barındırdığını görebilirsiniz. Kafa dağıtmaktan, az biraz dünyadan uzaklaşmaktan daha fazlası var içerisinde.
Kültür, popüler kültür, globalleşme, şehirleşme, toplum yapısı kavramlarına göz kırpıp oyunu nasıl şekillendirdiklerini okuyabilirsiniz.
Gerçekten ufkumu açan bir kitap oldu. Gerek araştırmalar gerekse teorilerilerle. İçerisindeki "Yetişkinlikte Oyun" bölümünü yazan ve makaleleri derleyen Duygu Hocam' a da selam olsun.
"Bir yetişkin daha önce de bir çocuktu, bir gençti. Bir daha asla bu ikisi olamayacak. Ama bu iki evrenin mirası olmadan da yapamayacak. Aslında, gerçek bir yetişkin olabilmek için kişinin biraz çocukluktaki oyun eğilimini biraz da gençlikteki oyunbazlığı canlandırmak zorunda olduğunu varsayıyorum." (Erikson, 1972; s. 158).