Berfin Karakaya

Berfin Karakaya
@berfinkrky
Psikolog
İstanbul
367 okur puanı
Aralık 2019 tarihinde katıldı
Önce kendi nefsime
Uykudan uyandığın zaman, kalbini de gaflet uy­kusundan uyandır ve yataktan kalkınca nefsini de tembellik yatağından kaldır! Ondan sonra ceset, ruh ve nefis birlikteliğiyle seni tekrar dirilten Rabbine yönel, O'nun nimetini an ve O'nun yakınlığını kazanmak için çalışmaya karar ver.
Sayfa 66·Kitabı okudu
Reklam
Hasete kıyasla kıskançlık, var olanı kaybetme korkusudur. Sevgi, dikkat, özen, pozisyon, statü, dostluk, arkadaşlık, yakın­ lık gibi özel ve önemli durumları, başkasının devreye girmesiy­le kaybetme kaygısı kıskançlığı üretir.
Karşı tarafa zarar verdiği kadar, haset kişinin kendine de zarar verir: sabit fikir halinde haset edilen kişiyi düşünmek, onun hakkında durmadan konuşmak, sabit fikirle sürekli ken­dini onunla kıyaslamak, zihni yorar ve enerjiyi tüketir. Bu tu­ tum aynı zamanda kişinin kendini kronik bir şekilde kızgın, küçük düşmüş, enerjisiz, çökkün ya da küskün ve kindar his­ setmesine de neden olur.
Ruhumuza tutkuyla pençe atan çetin bir duygudur haset; sahip olunmayan –ya da sahip olunmadığı sanılan (güzellik, başarı, zenginlik, ilişki vb.)– bir özelliğin bir başkasında görü­ lüp tutkulu bir şekilde arzu edilmesidir. Haset, “Onda var, ben­ de neden yok?” düşüncesini uyandırır. Bu düşünce eziklik, ek­siklik, küçük düşmüşlük duygularını harekete geçirir. Bu kıyas­lamaya (bilerek ya da bilmeyerek) neden olan kişiye karşı nef­ret, öfke duygularını kabartır. Bu can yakıcı duyguların itekle­diği ilkel davranışlar, genelde haset duyulan kişiyi ortadan kal­dırmak ya da ona zarar vermek, acı çektirmek gibi saldırganlık barındıran içgüdüsel dürtülerden kaynaklanır. Hasetin keskin acısını yaşamaktansa, buna sebep olan kişiyi ortadan kaldırma isteği en ilkel dürtülerden biridir.
Ne yapıcaz böyle içine kötülük bulaşmamış bir kulluk ne zor
Gazzali, gururu, insanın arzularına (heva) uygun olan şeye duyduğu rahatlama hissi, şeytanın vesvese ve hilesine karşı tabiatımızın meyli olarak tanımlar. Buna göre gurur, akıl, izan ve vicdana karşı arzu, keyif ve konfor duygusuna meyli ifade eden bir kavramdır. Sonrasını düşünmeden, ruhun ız­dırabına kulak tıkayarak arzuları tatmin etmek bedensel ta­biatımızın temayülleriyle de (güdü) örtüşmektedir. Bunun için Gazzali bu kitapta gururu alim, abid, sufı, zengin ve fakir insanların çoğunun acı gerçeği olarak sunar. Bu bakımdan ki­tapta gururun/aldanışın elinden neredeyse kimsenin kurtula­madığını görecek olmanız şaşırtıcı değildir.
Sayfa 20
Reklam