Berfin Karakaya

Değişmeyle fenâ bulma nasıldır? Bir kelebek havada uçar, bu bir canlıdır. Kelebeklerin en uzun yaşayanı yirmi gün yaşar. Çoğunun ömrü bir gündür, bir günle bir hafta arasında değişir. O saltanatlı süslü kelebekler envaiçeşit kanaviçe gibi dokunmuş kanatlara sahipler. Bir günlük bir seyahatten sonra dünyası değişir, fenâya mahkûm olur. Yunus Emre zaten "Bir avuç toprağa nice bunca kıyl ü kal." diyor. Bu kadar çok teferruat yâ Rabbi; sonunda bir avuç toprak yapacaktın, ne kadar teferruatlı yaratmışsın diyor. Ama Allah da diyor ki: "Ben Allah'ım, benim Allahlık sanatımı bir günlük hayat için bile, milyonlarca ressamın bir araya gelip çizemeyeceği o ince saltanatı çizerim. Kimseye hesap vermek, kimseye de sorumlu olmak zorunda değiliz ama Cenâb-ı Hakk'ın fâni kılışında iki unsur vardır: Bunlardan birincisi şekil değiştirmedir. Kelebek gitti, toprağa düştü, fâni oldu, bitti. Kelebek fâni oldu ama kelebeğin o kanadının etinin cesedinden toprakta bir de baktınız ki bir ot şekline geçti. Bir sarı çiçek oldu veyahut bir kırmızı gül olmuş. Onun proteininden tuttu, bir gül yaptı. Bu Cenâb-ı Hakk'ın değişme yoluyla fenâ sırrıdır
Sayfa 238
Reklam
İstemek, insanın kendisinden umudunu kesmesi, bir başka varlıkla bağıntıya, ilişkiye geçmesi demektir. İsterken, insan kendi iradesiyle bir varlığa yönelir, onu bir şey istenecek ko­numda görür ve onunla bağlantıya geçer. Bu açıdan, istemek, bir insanın kendi konumu ile istekte bulunduğu varlığın ko­numunu belirlemesidir. İstemekle, isteyen ve istenilen varlık arasında bir ilişki başlar. Yalvararak, ağlayarak, hüzünlenerek Yaratıcıdan kedisine şifa isteyen Süreyya da, bu durumda şunu belirliyordu: Ben isteyen bir varlığım, O ise isteklerin kendisin­ den talep edildiği bir varlık.
"Sana hayat hakkında iyi şeyler anlatılmayacak kızım!" demişti bir gün. "Kimsecikler sana iyi ve güzel şeylerden, şükretmekten, memnun olmaktan bahsetmeyecek. Çevrendeki insanların hep hayattan şikayet ettiklerini göreceksin. Birçok insanın ağzın­dan felaket senaryoları dinleyeceksin. Bir gün gelecek; hiçbir şeyden memnun olmamak moda olacak. Sana hayatın çirkin ol­duğunu, memnuniyet verici hiçbir şeyin olmadığını söyleyecek ve yaşamını elinden çalmaya çalışacaklar. Lütfen kızım, onlara inanma! İnsanlar sana varoluşunun değerli ve anlamlı olduğu­nu anlatmayacaklar. Bunu anlatanlar aşağılanacak. Yaratıcının sana verdiği anlam ve önemi unutma. Onlara diren. Onların ina­dına yaşayacaksın kızım!"
Her tatlı şey, insanın lehine değildir. İnsan için iyi olan, gerçek bir doyum ve teselli verendir.
Oysa insanlık açısından durum şudur: insan = insan. Kimse kimseden büyük değildir. Ölümü öldüremeyen hiçbir milliyet, etnisite veya millet diğerinden üstün olamaz.
Reklam