Puan vermedi·328 syf.····Okunma: 15 Kasım 2016 20:33 Vadideki Zambak – Balzac
Yaz bitti...
Her yaz gibi bu da bitti...
Mitolojide ki tanrılar gibi, sere serpe yattık bir yaz boyunca. Kimimize Eros’un oku, kimimize ise elinin körü nasip oldu, güneş yengeç dönencesinin etrafında gezerken. Kimimize ise makberin ayrılık hüznü düştü.
Yaz bitti...
Bu yaza dair ben de sanırım “elinin körü” safında yer alıyorum. Koca bir yaz boyunca biriktire biriktire okuma anlamında sadece dört kitap, yazma anlamında ise bir iki şiir biriktirmişim. Poseidon’dan medet umarsan olacağı da bu. Oysa Venüs’ün kollarına sığınıp, Apollon’dan gelecek güneş ışığını hissetmek, ya da Homeros’un İlyada’sında ki büyük savaşçı Akhilleus'un (Aşil) o eşsiz hikayesini dinlemek varken, 18 nci yüzyılda yaşanmış, her köşesi acı ile istasyon yapılmış bir aşk hikayesinin ortasında buldum kendimi.
Başından sonu belli olan bu hikaye zaman zaman içine sizi alsada, bazen de sıkılarak günlerce ara verdirebiliyor. Yaşandığı yüzyılı düşünecek olursak, dönemin edebi akımının tüm ayrıntılarını bu eserde bulabiliyorsunuz. Romantizmin doruklara çıktığı bu eser, aynı zamanda platonik aşkın nasıl yakıcı ve yıkıcı bir hale dönüştüğünü sergiliyor.
Kitabı aylarca bitirememe sebebim, Balzac’ın kendi yaşamının da bir kesitini anlattığı bu eserdeki sayfalarca sürüp giden acılar yumağı değildi tabiki. Yaz ortasında hayatımızın bir bölümünü çalan ve aslında geleceğimizi çalmayı amaçlayan darbe girişiminin etkisi çok büyük.
Vadideki Zambak’ta, Felix ve Henriette arasındaki platonik aşk hikayesi anlatılıyor. Kitabı okurken Goethe’nin “Genç Werther’in Acıları” ile Sebahattin Ali’nin “Kürk Mantolu Madonna”sı arasında zihnim sürekli dolaşıp durdu. Birçok noktada benzeşiyordu bu üç eser. En önemli benzerlik ise, kavuşamama, aşkın sonuç cümlesinin bir türlü söylenememesiydi.
Okuduğum kitabı Fransızca’dan Türkçe’ye çeviren ise, benim için büyük bir dize ustası olan Cemal Süreya olması, büyük bir şanstı benim için. Yazdığı şiirlerdeki duygu metaforunu düşünecek olursak, böylesine bir eseri Türkçe’ye kazandırırken, muhtemelen kendi iç dünyasındaki duygu patlamalarını da kullanmıştır.
Sonuç olarak, evet; yaz bitti ...
Okullar açıldı, günlük rehabetin yerini günlük koşturmacalar aldı. Ve yeni yeni hedefler, yeni yeni listeler yapılmaya başlandı hayata dair. Ve hatta, gelecek yaza dair de yeni yeni planlar yapılmaya bile başlanmıştır. Planlarınızın kalıcı olmasını istiyorsanız, yaza dair mavi hatıralar biriktirmek istiyorsanız, mutlaka bir köşesine kitaplar yerleştirin. O dönemde okuduğunuz kitaplardaki kahramanlar yaşamınızın yoksulluğu değil, zenginliği olacaktır.
Erkan ERGÜL
25.09.016