·152 syf.··Beğendi
···Okunma: 12 Mart 2021 00:57 Başlangıç olarak kitabı okuyan herkesin mutlaka tekrar okuması ve üzerinde günlerce düşünmesi gerektiği kanısındayım. Anlatım açısından ele alırsak, sade dili ve yalın cümleleri ile okuyucuyu sıkmayan 151 sayfalık kısa bir eser diyebilirim. Ancak bana kalırsa oturupta bir solukta roman gibi okunacak basit bir kitap olmaktansa; 1940-1945 yılları arasında gelişen ve tüm Avrupa’yı etkileyen siyasi olayların tarihi geçmişi araştırılarak ve eser üzerinde uzun uzun düşünülerek okunulması, ufak detaylarının kaçırılmaması gereken bir taşlama eseri.
En temel olarak kitabın Stalin’e yazılan bir hiciv olduğunu ele alacak olursak, Vlademir Lenin’in ölümünün ardından lider konumuna geçen ve Sovyetler Birliği'ni hem endüstriyel hem de askeri alanda üst düzey güce çıkaran Josef Stalin , aynı zamanda diktatörlüğü sırasında 3 ila 20 milyon arasında Sovyet vatandaşın çalışma kampları, kıtlık ve yargısız infazlardan dolayı ölümüne sebep olmuştur. Kitabımızın ana kahramanı Napoleon’a baktığımızda çiftliği insanlardan bağımsız bir hale dönüştürmek ve hayvanları özgürleştirmek için yapılan devrimi bir süre sonra kendi çıkarları doğrultusunda yönetmeye başlamış; halkın emek gücünü, bilgisizliğini, özgür ve bağımsız olma isteğini kullanmıştır.
Zamanla domuzların diğer hayvanlardan ayrılması ve dönem dönem ayrıcalıklara sahip olabilecekleri şekilde yeni yasalar çıkarmaları veya mevcut olan yasaları çıkarları doğrultusunda değiştirmeleri; halkı ve yöneticileri birbirinden ayıran, tüm vatandaşların eşit sayılamadığı, aydınların ve bazı meslek gruplarının daha üstün görüldüğü devletlere verilen örnektir.
Bir diğer dikkat çeken konu ise kitapta ısrarla vurgulanan yedi emirdir. Dönemin şartları ve dikdatörün çıkarları doğrultusunda; halkın okuma yazma bilmemesinden, cahilliğinden, yönetime bağlı olmasından faydalanılarak sürekli değiştirilen yedi emir. Burada tüm dinlere bir atıfta bulunduğunu açıkça görebiliriz. Öyledir ki, dinler, devletlerin gelenek ve göreneklerine göre uyarlanmış, halkın ve dönemin yaşama şartlarına göre şekil almıştır.
Fabl’ımızda yer verilen diğer karakterleri şu şekilde yorumlayabiliriz. Domuz Squealer basın, sözcü, bakanlar; Snowball aydın ve analitik düşünme yetisine sahip bir devrimcidir. At Boxer ülkesi için dişini tırnağına katarak çalışan, iş gücüne sahip ama cahil halkı temsil ederken; At Clover Boxer’a nazaran daha bilinçli olan halkı temsil etmektedir.
Tüm okurlara detaylı düşünmeler, bol araştırmalar ve keyifli okumalar diliyorum.