Yıllardır bu kitabı nasıl okuyup yarım bıraktığımı bir türlü anlamadım tabiki yine okurken rahatsız oldum hatta beni öyle rahatsız etti ki 1932 yılında yazılan bir kitabın 26 yy dünyasını hiç sevmedim çünkü kitapta yazılan herşeyi günümüze uyarlarsak sonumuz böyledir diyorsunuz o yüzden distopya ve bilimkurgu kitapları kesinlikle okunmalı..
Kitabın içeriğini çok kısa yazıyorum ; insanların tüplerden yapıldığı artık normal doğurganlığın olmadığı, tüplerden çıkan çocukların alfa-beta-gama-delta-epsilon sınıflarına ayrıldığı , “herkes herkes içindir” sözüyle herkesin herkesle cinsel ilişkiye girebildiği hatta öyle ki çocukların bile cinsel eğitimleri olduğu bir dünya hayal edin yada etmeyin !
Kitapta gelecekte insanların öldükten sonra yakılıp oradan fosfat elde edildiğini hatta mezarlıkların olmadığını görüyoruz ki bende gelecekte mezarlıkların tarihe karışacağına inanıyorum hatta çok uzun sürmez belki on sene bile..🪦
Yine Soma denilen hapların tıpkı Hasan Sabbah’ın fedailerine verdiği haşhaş gibi bir dünya..
Tanrının olmadığı onun yerine Ford kavramının olduğu ona dua edilip ayinlerde “Toplu seks poplu seks “ sloganları olan bir dünya..
Ve günümüze gelelim bugün teknoloji ikili ilişkileri öyle uzaklaştırdı ki artık iki arkadaş yanyana oturunca konuşmayı bilmiyor gibi mal mal birbirimize bakar olduk tabi kendi adıma teknolojiyi mükemmel düzeyde faydalı kullandığım için burada çok güzel insanlarla tanışıp kitaplardan konuşabildiğimden çok mutluyum ve her birinizi tanımaktan dolayı onur duyuyorum..
Devamı ikinci paylaşımda..
Bir önceki paylaşımın devamı olsun diye yazıyorum
Huxley’in Yeni Cesur Dünya kitabıyla, İthaki yayınlarının Kara Dörtleme (Fahrenheit 451,1984,Yeni Cesur Dünya,Biz) distopya kitaplarının hepsini okumuş oldum şimdi gelelim kitaplarım tamamına neredeyse tüm kitapların kökeni “Biz” kitabından temel alınmış gibi.. ki birbirinden farklı olduğu için bunu kötü karşılamadım ama Yeni Cesur Dünya okumak insanı gerçekten rahatsız ediyor..
Fahrenheit 451’de kitapların yasaklandığı yakıldığı bir dünya vardı..
1984’de Büyük Birader’in insanları her an izlediği gözetlendiği bir dünya vardı..
Biz’de Velinimet yönetiminde özgür iradenin olmadığı bir dünya vardı..
Ve Yeni Cesur Dünya’da belki aranızda bilenler vardır Nietzche’nin bir sözü var çok severim “Tanrı öldü.. Tanrıdan geriye bir ölü kaldı. Ve onu öldüren biziz.” sözü sanki bu kitaba tam da uyuyor..
Evet bu kitapta Tanrı yerine Ford’a dua edilip Ford’a şükrediliyor ve öyle bir cümle geçiyor ki onu aynen aktarıyorum “Tanrı; makinelerle,bilimsel tıp ve evrensel mutlulukla uyuşmaz.. İnsanlar Tanrı’ya inanırlar çünkü öyle şartlandırılmışlardır”
Ve bu kitapta tüplerden doğan çocuklar aslında doğma yok da çıkan çocuklar şartlandırılarak kaderleri çok önceden belirleniyor daha yaşam olmadan bile gelecekte ne iş yapacakları bile belli olan çocuklar geliyor dünyaya şimdi soru şu acaba bu kitaptaki deneyleri günümüzde yapmıyorlar mıdır
#CesurYeniDünya #AldousHuxley #BraveNewWorld #İthakiyayınları #ithakiokurları #KaraDörtleme
#Kitap #KitapTavsiyem #Kitapyorumu #KitapTavsiyesi #KitapÖnerisi #Kitapkurdu #KitapÇekilişi #Kitapsözleri #Kitapalıntıları #Kitaplaryolda
#Bookstagram #bookish #books #bookphotography #booklover #BookstagramAvcıları
#neokuyorum #kimneokudu
#OkudumBitti #OkudumOkuyun #ModernKlasikler Aldous HuxleyCesur Yeni Dünya