Spoil vermemeye çalıştım ama kitap hakkındaki hislerimi aktarmak için başka yol bulamadım.
Hikaye Maymunlar Gezegeni ' nin, Köpekler Cenneti versiyonu. Her ne kadar insan ırkının tamahkarlığının kendi sonunu hazırlayacağına dair aynı öngörüyü de paylaşsalar tarzları çok farklı.
Kitapta sekiz adet öykü var. Sekiz öykü zaman içinde Webster ailesi üzerinden insanoğlunun nasıl kendi sonuna adım adım gittiğini hikaye ediyor. Aslında hiç bir şey bilinçli olarak bu sonuca ulaşmak amacıyla yapılmamış ama bir, bir daha , iki mantığıyla sonuç kaçınılmaz.
İnsanlar Kentleri terk edip hayatın daha ucuz olduğu kırsala yerleşiyor. Zamanla robotları geliştiriyor ve robotlar hayatın her alanında insanlara hizmet ediyor. Kentler kalmadığından savaş sona ermiş. Hayat artık insanların nesillerce yaşadığı aile evlerine ve robotlarca işlenen dönümlerce toprağa dayalı, hizmetçilerin yerini robotların aldığı ve atom gücünden yararlanılan bir malikane hayatına dönüşmüştür. İnsanlar neredeyse evlerinden hiç çıkmadan, tek başına yaşıyorlar.
Dünya insanları varoluşun farklı bir biçimine yöneldikçe doğan boşluğu Webster' lardan birinin konuşma ve görme yetisi kazandırdığı köpekler dolduruyor. Sonra köpekler diğer varlıklara medeni olmayı ve konuşmayı öğretiyor. Dünyada öldürmek, avlanmak yasaklanıyor.
Ah ! Baştan sona süper ve korkutucu bir kurguydu. Aslında naifçe ilerleyen hikayede alttan alta ağır bir karamsarlık sezdim.
Şahsen sonsuz hayat uğruna mevcut varoluşumu değiştirmeye gönüllü olmazdım, çünkü bunu kabul etsem dönüşeceğim varlığın ben olmayacağı gerçeği gibi.
Robot Jenkins bile bedenini kolayca değiştirmiyor değil mi? Bu arada benim favori karakterimdir kendisi. İnsanımsı niteliklere sahip duygulu bir robot o. Bu kitap da şahane bir kitap.
KentClifford D. Simak · İthaki Yayınları · 2003229 okunma