·198 syf.··Beğendi
···Okunma: 17 Mart 2021 01:09 Yıllardır merak ettiğim ama elimin bir türlü gitmediği kitaplardan biriydi Çavdar Tarlasında Çocuklar. Nedeni de basit, kitabı sevenler olduğu kadar nefret edenlerin de fazla olması. Nefret eden tarafta olacağım diye korksam da tam tersi oldu, tahmin ettiğimden de çok keyif aldığım bir eserdi.
Daha önce de başka okullardan atılan etrafındaki herkesin samimiyetsiz ve ikiyüzlü olduğunu düşünen 17 yaşındaki Holden Caulfield’ın yine okuldan atıldıktan sonra ailesiyle yüzleşmemek için dışarıda geçirdiği birkaç günde başına gelenler anlatılıyor.
Aklımdan en sık geçen şeylerden biri kitabın neden sevilmediğiydi. Bunun yanıtı da yazarın üslubu bence. Ama şöyle bir şey var ki Holden ergenlik dönemindeki bir birey. O yüzden kitapta küfürlerin ve cinselliğin olması doğal değil mi? Ya da “bittim buna” , “zırva” gibi kalıpların sık kullanılması. Bunların eleştirilmesi ne yalan söyleyim bana biraz saçma geldi. Onun dışında yazarın yalın ve samimi bir üslubu var, açıkçası ben çok sevdim.
Çoğu cümlenin altını çizdim çünkü yazarın her konuyla ilgili öyle doğru tespitleri vardı ki katılmadan edemedim. Holden’ın içinde bulunduğu kaybolmuşluk, umutsuzluk, bunalmışlık, hayattan zevk alamama, herkesten uzaklaşmak isteme hislerini yazar çok başarılı bir şekilde aktarmış. Hayatımın bir döneminde ben de aynı Holden gibi hissetmiştim demekten kendimi alamadım. Kardeşinin ölümünün onu ne kadar fazla yaraladığı; kardeşlerine olan sevgisi, şefkati ve bağlılığı ise beni çok duygulandırdı ve etkiledi.
Sadece ortasını geçtikten sonra 20 sayfalık bir kısımda sıkılır gibi oldum ama hikayeye yakından dahil olan bir karakter sayesinde olaylar benim için sürükleyici bir şekilde ilerlemeye devam etti.
Benim gerçekten sevdiğim bir eser oldu ve okuduğum için de çok mutluyum. Kitabın abartıldığını da asla ama asla düşünmüyorum, yazarın diğer eserlerine de kesinlikle şans vereceğim. Merak edenlere ön yargılı olmamalarını tavsiye ederim, benim önereceğim kitaplardan biri oldu.