Aspidistra
8/10
·296 syf.··
2021 47. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Mart 2021 15:52
George Orwell çoğumuz tarafından artık ünü yazarını aşmış kitaplardan olan Hayvan Çiftliği ve 1984 ile tanınır. Kitaba adına veren Aspidistra çiçeksiz bir zambak türü olup İngiltere de fakir evlerde sınıf atlamanın sembolü olarak resmedilmiş. Çiçeğin dayanıklılığı, orta sınıfın her türlü soruna ve parasızlığa direncini de simgeliyor mu bilinmez ancak evlerinin en özel köşesinde ya da cam önlerinde sergiledikleri Aspidistra’yla kendilerini daha zengin hissettikleri kuşku götürmez. 1930’lar İngiltere’sindeki sınıf atlama kaygısının “Aspidistra” çiçeği üzerinden vurgulanarak anlatıldığı kitapta kapitalizme ve doğal olarak da paraya savaş açmış karakterin ışığında derin bir eser okuyorsunuz. Gordon sistemden öylesine nefret ediyor ki, İngiltere semalarında savaş uçakları görmenin hayalini bile kurabiliyor. Bir bombardıman olsun ve her şey bitsin diye düşünüyor çoğu zaman. Sürekli parasızlığından şikayet ediyor. Parasızlığın getirdiği sıkıntılardan söz ediyor. “Hep para, hep para, her şeyin başı para.” Her konuşmasının sonunu, her olayın nedenini, çevresindeki her insanın ona olumsuz gelen en ufak bir hareketini parasızlığına bağlıyor. Hayatın içindeki her olguyu parayla, parasızlıkla ölçüyor. Ona göre paran yoksa hiçe sayılırsın, paran yoksa bir kıza çekici görünemezsin, bir kızla buluşamazsın, konuşamazsın, paran yoksa eğlenemezsin, düşünemezsin, dürüst olmazsın, paran yoksa tam bir insan değilsin (Alıntı) İngiliz romancı George Orwell, Hayvan Çiftliği adlı siyasal masalında, zorbalığa dönüşen Stalin yönetimini yerden yere vurmuş; Bin Dokuz Yüz Seksen Dört adlı ünlü yapıtında da insanlığı belleksiz ve muhalefetsiz bir totaliter toplum tehlikesine karşı uyarmıştı. Ama bu iki büyük yapıtından önce, 1930'lar İngiltere'sinde 'sınıf atlama özlemi'ni benzersiz bir kara mizahla eleştirdiği Aspidistra romanını kaleme almıştı. Aspidistra, sınıf atlama özentisindeki dar gelirlilerin bir statü simgesi olarak gördükleri, evlerinden eksik etmedikleri çiçeksiz bir zambak türüdür. Bir reklâm ajansında metin yazarlığı yapan Gordon Comstock, kapitalizmin yutturmacası olarak gördüğü reklâmcılıktan nefret eder, orta sınıfın boğucu yaşamından kaçarak şairliğe soyunur. Bu uğurda sevgilisinden ayrılmayı bile göze alır; ama romanın sürpriz sonunu yine sevgilisi yaratacaktır.(alıntı) Bazı yerlerde kadın hakkındaki yazdıkları pek hoşuma gitmedi: Gordon dinlemiyordu. ''Kadınlar böyleyken sosyalizm ya da herhangi başka bir izmden söz etmek ne büyük yozluk! Kadının istediği tek şey paradır; ona alınacak bir ev, iki bebek, Drage marka ev eşyası ve aspidistra denen bir zambak türü. Akıllarının alabileceği tek günah, parayı kapmayı istememek. Hiçbir kadın bir erkeği geliri dışında bir nitelikle değerlendiremez. Üstteki alıntıya bakar mısınız? Bu nasıl bir kadını hiçe indirgemektir? Şu kadın meselesi! Ne sıkıcı bir konu! Ne yazık ki, kesip atamıyoruz. ya da hiç değilse hayvanlar gibi yapamıyoruz - dakikalar süren ateşli şehvet ve aylar süren buz gibi cinsel pehriz. Horozu alalım örneğin. Öyle izninizle falan demeksizin zıplar tavuğun sırtına. İş biter bitmez de konu olduğu gibi aklından çıkmıştır. Artık tavuklarını fark etmez bile; onları görmezden gelir ya da yediği yemin fazla yakınına gelmişse gagalar, o kadar. Yavrularına bakması da beklenmez ondan. Horozdaki şansa bak! Kadınları iki memesi ve iki ...... olan bir yaşayan organizma olarak görmekten başka nedir ki bu ? Bu fikir bir yazarın fikri mi yoksa kitabın karakterin fikri mi bilemedim. Keyifle okuduğum bir kitaptı. Ama benim için bir Hayvan Çiftliği ya da 1984 değildi. Orwell'ın kalemini seviyorsanız okumanızı tavsiye ederim.
Edebiyat
AspidistraGeorge Orwell · Can Yayınları · 20195,4bin okunma
·
97 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.