Puan vermedi·143 syf.··
2021 9. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 07 Mart 2021 16:14
Çölün bağrında yitik cennet yatıyor(du). Serap değildi, kumlara gömülmüş de. Altın tozlarını bekliyordu sadece hikmet bulutlarından. Furkan’ı. Doğruyla yanlışı, gölgeyle hakikati, tatlı suyla tuzlu suyu adalet süzgecinden geçirerek dalaletten ayıranı. Mucize ki zaman zaman kapılar açılıyordu bu yurda. Rab, çöle yolu düşenin yarasının kanadığı yerde, kanadığı yerden bir kapı açıyor ve yara, kapının ardındaki panzehirden bağışıklık kazanıyor; insan çölde hayat buluyor ve hayat oluyordu. Felek ya bu. Allah bir kapıyı kapattı, bir kapıyı açtı; bir kapıyı açtı bir diğerini kapattı. Kapanmış olana saplanan kum yığınlarına saplanıp kendisine açılmış olandan kendini mahrum bırakarak kendi kendinin katili oldu ki hala da olmaya devam ediyor. Ve bir gün, son kapı da kapandı. Kendisine nimet verilenler eşikten sızan son şifa katresini tattığı son yirmiüç gece hikmet bulutları, altın tozlarını yağdırdı. Heyhat ki cennet besbeyan oldu! Önce Hz. Hatice ile Havva kapısı açıldı. Sonraları Hz. Ali’yle İsa, Hz. Ebubekir’le Musa; Hz. Zeyd b. Harise ile Yusuf, Hz. Hamza ile Yahya, Hz. Ömer ile Süleyman kapıları... O zaman ki çöl, kum denizi olmaktan çıktı. Ete kemiğe bürünmüş olan Furkan, her adımıyla kumların altındaki hazineleri, gül ağacı köklerini meydana çıkardı. Şenlikti gelişi cennetin. Ama çöldeki heyecanını yitirip hatırlanmayacakçasına unutulan şenliklerden değil. Ne kapanan kapıları olacaktı artık ne de kendisi büsbütün sır olacaktı. Artık, onu vecd edene, açacaktı tüm kapılarını. Ve kapılar, yarasının kanadığı yerde, kanadığı yerden irtifa ettirecekti cennetin katlarında çöle yolu düşenin. “Hiç”likten varlığın merkezine, merkezinden cüz’üne ve cüz’ünden bambaşka hallerle tekrar merkezine bir yolculuğu olacaktı böylece son günün yolcularının. Oldu da. Olacak da!
Din
Yitik CennetSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 202111,1bin okunma
··
38 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.