Yazarımız Cem Gülbent ile ilk defa Paradokya serisi ile tanımıştım. 9 yıldan fazla oldu belki de okuyalım, ancak okurken ne kadar etkilendiğim ve kitapları ne denli sevdiğim hala aklımda. Paradokya da ilk sayfasından itibaren, alıp kitabın dünyasına sürüklemişti beni. Öyle güzel öyle akıcıydı ki o yaşımda bile inanılmaz keyif almıştım. Hani derler ya, Türkler fantastik kitap yazamaz diye. Bakın görün, yazan bal gibi de yazıyor vallahi. Hem de öyle eften püften de değil, inanılmaz keyif alacağınız, kitabın içine sizi de dahil eden, çözümünü okurdan beklediği sorularla sizi daha aktif hale getiren bir kitap Arincon. Aynı sözleri Paradokya serisi için de söyleyebilirim. Ancak şuan konumuz elbette ki o değil. Sözü kısa kesip Arincon’dan devam ediyorum.
.
Arincon aslında bir yapay zeka evreni. Bilim adamları (tam olarak 64 bilim adamı) insanların bilinçaltlarını birbirine bağlamak ve hayat şartlarını iyileştirmek için kurmuşlar bu evreni. Arincon ise “Yapay Zeka Bağlantısı” manasına gelen “Artifical Intelligence Connection” kelimelerinin kısaltmasıdır. Bu sanal evrende 4 farklı frekans bulunmakta ve bunların adı sırasıyla Beta, Teta, Alfa ve Delta’dır. Bu frekansların isimleri ve evren üzerindeki etkileri üzerine epey konuşulacak kitapta. O yüzden fazla bahsetmeyip sizin okuyup öğrenmenizi istiyorum.
.
Gelelim asıl konuya. Bizim baş karakterlerimiz Arya ve İngo adında iki sevimli çocuktan ibaret. Arya ile İngo’nun babası ise bu Arincon evrenini kurmak için seçilmiş özel profesörlerden bir tanesi. Ancak bir sorun var! Arincon’daki namıyla Profesör Bilgin, bir anda ortadan kayboluyor. Arya ve İngo ise babalarının asla haber vermeden bir yere gitmeyeceğini bildiğinden dolayı başına bir iş geldiğinden şüpheleniyorlar. Peki hiç öylece dururlar mı? Hemen işin iç yüzünü araştırmaya başlayıp, babalarının kaybolmazdan önce onlara söylediği gizemli ifadelerden yola çıkarak, bilinmezliğe yani Arincon evrenine adım atıyorlar. Onların evrene adım atmasıyla iki karakterimizin de bilinçaltı sisteme yükleniyor. Arincon gerçekten de çok tuhaf bir evrendir. Çünkü Düşkapanlar, Kazıcılar, Yansımalar ve Aynacılar diye tabir edilen daha önce duymadığımız birçok farklı kavramla karşılaşıyoruz. Arya ve İngo kime güveneceklerini, neyin doğru veya yanlış olduğunu bilemeyecek kadar -tabiri caizse- olaya fransız kalıyorlar.
.
Bilim insanları bu evreni iyi niyetle kurmaya başlamış olsalar da içlerinden birisi olan Profesör Kızıl’ın hain planları bu toz pembe hayallere kara bir leke çalmaya cüret etmiştir. Bu bilim insanlarını Arincon’a hapsederek her bilim insanının Arincon’u hayata geçirmeye yönelik özel şifresini çalabilmiştir. Biri hariç! Arya ve İngo’nun babası Profesör Bilgin’in şifresini alamamış, o yüzden hain planlarını gerçekleştirememiştir. Ama Profesör Kızıl’ın vazgeçmeye niyetli olduğunu hiç zannetmiyorum. Okurken siz de öyle olmadığını göreceksiniz.
.
İşte, kitabımızın kurgusu bu şekilde. Benim için çok keyifli bir macera oldu Arincon’u okumak. Yazarın hayal gücüne ve kurguyu aktarış biçimine bir kez daha hayran oldum. Hele de bizi de kurguya katan o zekice soruları çözmek kitapta en keyif aldığım kısımlardan birisi oldu. Sanmayın ki kolay sorular bunlar. Bazı noktalarda sorunun mantığını anlamak için aynı yerleri birkaç defa okutup, çözümü için epey uğraştırabilir sizi. Ama yılmayın, çünkü sonunda şifrelere ulaşmak epey keyifli oluyor benden söylemesi. Paradokya serisini okuyanlar bu duruma bir parça aşina oluyor zaten. O yüzden bu soruların o kadar da kolay olmayacağına hazırlıklı olarak başladım ben kitaba. Soruları çözerken mantığına hayran olacağınıza eminim.
.
Son sayfalara yaklaştıkça lütfen bitmesin diye içimden geçirir oldum sürekli. Zaten kısacık bir kitap, hemencecik bitiyor ki bu da bir parça kalbimizi kırıyor elbette. Neyse ne diyelim, umarım devam kitapları çabucak çıkar da biz de hemencecik okuyabiliriz! Ufak bir tavsiyede bulunayım, eğer yazarın bu kitabını okumaktan keyif aldıysanız Paradokya serisini de kesinlikle okumalısınız. Bayılacağınıza eminim. Son olarak, 10-11 yaş ve üzeri herkesin okuyabileceği bir kitap olduğunu düşünüyorum ben. En az benim kadar keyif almanız dileğiyle, sağlıkla kalın!
Puanım: 5/5