·234 syf.····Okunma: 23 Mart 2021 14:49 Kalbim çok kırık. Kamelyalı kadın bende yer etti sanki, sonuna kadar umutlarım bir köşede bekliyordu sanki. Çok çok ama çok üzüldüm, yavaşça umutlarım parçalandı. Bu aşk bu sonu hak etmedi dedim kendime, maddi yaşamın zorlukları dizildi boğazıma teker teker. Önümüzdeki engelleri aşma isteğimiz ne kadar yüksek olursa olsun, olmayınca olmuyor işte... Armand ve Marguerite, böylesi yakışmadı. Armand’ın babasına çok kızdım, toplumun katı yargılarına kızdım, yargısız infaz yapanlara kızdım... Beklediğimden daha güzel, daha duygusal, daha yıkıcı bir kitaptı. Kamelyalı kadın, öyle bir savaş verdin ki; aslında kaybederken kazandın.
Klasik kitaplara şans vermek isteyen, bir yerden başlamalıyım diyen herkese tavsiye ediyorum bu kitabı. Kesinlikle kalbinize dokunacak bir eser. Bu arada, Alexandre Dumas isimli, edebiyat tarihinde iki yazar olduğunu, Kamelyalı Kadın’ın yazarı olan Alexandre Dumas’ın aslında birincisinin yasadışı oğlu olduğunu da Tahsin Yücel’in sunuş’unu okurken öğrenmiş bulundum.
Benim için çok güzel bir okuma deneyimi oldu.